Instagram

Seni görmem, 
Varlığına, bu dünyada kapladığın yere kısa bir anlığına tanık olmamdır.
Varlığın orada öylece durur
Ve ben ona bakarken zihnim kendi hikayesini yazar
Şuna bir bak!, derim.
Ne denli büyük, ne denli uzun
Ya da minicik
Büyüleyici, derim mesela
Nefes kesici, aklımı baştan alan bir hal
Belki tam tersi
Belki yalancının teki, 
Beş para etmez
Ne giyse yakışmaz
Ağzıyla kuş tutsa bana yaranamaz…
Bende gördüklerin vardır
Ben de onlar değilimdir
Rahatsız olduğun, sevdiğin
Parçalarındır bir kısmı, gölgendir senin.
Varoluşuma tanık olurken, 
Duramazlar yerinde, gerçekliği bozmak pahasına
Karanlıktan aydınlığa çıkıverirler.
Belki tüm mesele tanık olmaktır.
Ve tanık olmaya devam etmek istemek
Bir varoluşa tanık olmak istersin,
İzlersin
Bir varoluşa “artık” tanık olmak istemezsin
Ve gidersin
Giden eksilmez
Kalan eksilmez
-Gitmeyle, kalmayla artan/eksilen bir varoluş, bir tür varolamayış hali değil midir zaten-
-Ancak, öyle de gitmeler vardır ki, bir parçamızı toprağa gömmek ve eksilmek de isteriz ardından şüphesiz-
Gözlemci etkisi her şey ise, 
Giden de kalan da bilir ki
Gözlemleyenin niyeti ve görmek istediği
Elle tutulamaz bir alemde bir şeyleri belirler 
Giden de kalan da bilir ki
Biri nefesini “gerçek” ile aldıkça
Diğerinin gölgesi direnemez.
Bu yüzden, zordur bazısını izlemek.
İçimizdeki o ilkel ses 
“Sadece gerçek olan”a kapısını açtığında
Tüm kapılar kapanacak demektir de bu.
Oysa övünürüz o kapıların çokluğuyla
Sahici olanı yüreklice koklayana dek.
Öyleyse,
Niteliktir önemli olan.
Nicelik ve niceliği yönelten anlayış,
Hayatımızda başka sonuçlar getirir.
Belki başka sonuçlar getirsin diye,
Yöneltilmiştir niceliği övmek bizlere…
#tirtilindusu
Seni görmem, Varlığına, bu dünyada kapladığın yere kısa bir anlığına tanık olmamdır. Varlığın orada öylece durur Ve ben ona bakarken zihnim kendi hikayesini yazar Şuna bir bak!, derim. Ne denli büyük, ne denli uzun Ya da minicik Büyüleyici, derim mesela Nefes kesici, aklımı baştan alan bir hal Belki tam tersi Belki yalancının teki, Beş para etmez Ne giyse yakışmaz Ağzıyla kuş tutsa bana yaranamaz… Bende gördüklerin vardır Ben de onlar değilimdir Rahatsız olduğun, sevdiğin Parçalarındır bir kısmı, gölgendir senin. Varoluşuma tanık olurken, Duramazlar yerinde, gerçekliği bozmak pahasına Karanlıktan aydınlığa çıkıverirler. Belki tüm mesele tanık olmaktır. Ve tanık olmaya devam etmek istemek Bir varoluşa tanık olmak istersin, İzlersin Bir varoluşa “artık” tanık olmak istemezsin Ve gidersin Giden eksilmez Kalan eksilmez -Gitmeyle, kalmayla artan/eksilen bir varoluş, bir tür varolamayış hali değil midir zaten- -Ancak, öyle de gitmeler vardır ki, bir parçamızı toprağa gömmek ve eksilmek de isteriz ardından şüphesiz- Gözlemci etkisi her şey ise, Giden de kalan da bilir ki Gözlemleyenin niyeti ve görmek istediği Elle tutulamaz bir alemde bir şeyleri belirler Giden de kalan da bilir ki Biri nefesini “gerçek” ile aldıkça Diğerinin gölgesi direnemez. Bu yüzden, zordur bazısını izlemek. İçimizdeki o ilkel ses “Sadece gerçek olan”a kapısını açtığında Tüm kapılar kapanacak demektir de bu. Oysa övünürüz o kapıların çokluğuyla Sahici olanı yüreklice koklayana dek. Öyleyse, Niteliktir önemli olan. Nicelik ve niceliği yönelten anlayış, Hayatımızda başka sonuçlar getirir. Belki başka sonuçlar getirsin diye, Yöneltilmiştir niceliği övmek bizlere… #tirtilindusu
Zor olmasını beklemeden
Ve kolay olmasının beklentisine de girmeden
Olduğu haliyle, olduğu gibi
O ilk adımı atacaksın
Çoğu zaman boşluğa, bazen de “boşuna”
Deneyeceksin
“Körlük halinde” dediklerinde
“Hiç olmadığı kadar iyi görüyorum” diyecek sesin
“Sadece gözlerimin nereye baktığını artık siz göremezsiniz”
Diyelim ki bir zemini oldu yürüyüşünün
Yürüdükçe sen,
Ve yolculuk dansın görüldükçe
En istemem halinle dahi
Alkışlanmayı bekleyebilirsin,
Bir sırt okşanmasını, takdiri...
İnsanız ya, hassasımız bazen
Yol hep kolay da değil üstelik,
Bazen bir dış sesin ‘’iyi ki!’si, pek iyi geliverir
Ancak kendi sol omzundan bir öpücük alışkanlığı da iyi gelir. Sadece bil diye.
.
Hem nedir ki yolunda yürümenin alkışı
Bir çiçek, çiçek açtı diye övünür mü?
Bir yağmur damlası toprağa düştü diye ayrıcalıklı mı?
.
Eğer fazla duyarsan, 
yönünü yitirebilirsin, 
Eğer ki gözlerin ve kulakların dışa ayarlı olursa
bu cesur adımın
Birden başkalarının yön verdiği bir sirk gösterisine de dönüşebilir
-ki en zor sınavıdır yolcunun -
fazla tutma kalbini titreten o sözleri
Yürüyüşüne devam ederken
“Sağır oldun” derlerse
“Kulaklarım kalbimin sesine adandı” diyebilirsin
Yürüyüşün dümdüz olmayacak
Bazen gerisingeri
Bazen dağın zirvesi
Bazen çukurun dibi
Yürüyüşün dümdüz olmayacak
-neyse ki!-
Dudaklarınla, ellerinden hiç bahsetmiyorum
Onları bir lütuf olarak tut
Dudakların fısıldayacaklarını seçsin
Ve yolunda yürümene yetecek kadar cesur çıksın bazen sesi
Ellerinse diyorum, kıymetli
hak eden dokunuşlara saklasın kendini
Şimdi içindeki bir ses,
Labirentte kaybolmuş gibi hissederken dahi
Sana haritayı gösterecek
Sana kendini fısıldayacak
Gizli hazinelerini
Görmen için, duyman için
Kulağını ve bakışlarını o cesur adımı atmadan önce dahi
İçine çek.
Yol yalnızca sensin 🙏🏻 #tirtilindusu
Zor olmasını beklemeden Ve kolay olmasının beklentisine de girmeden Olduğu haliyle, olduğu gibi O ilk adımı atacaksın Çoğu zaman boşluğa, bazen de “boşuna” Deneyeceksin “Körlük halinde” dediklerinde “Hiç olmadığı kadar iyi görüyorum” diyecek sesin “Sadece gözlerimin nereye baktığını artık siz göremezsiniz” Diyelim ki bir zemini oldu yürüyüşünün Yürüdükçe sen, Ve yolculuk dansın görüldükçe En istemem halinle dahi Alkışlanmayı bekleyebilirsin, Bir sırt okşanmasını, takdiri... İnsanız ya, hassasımız bazen Yol hep kolay da değil üstelik, Bazen bir dış sesin ‘’iyi ki!’si, pek iyi geliverir Ancak kendi sol omzundan bir öpücük alışkanlığı da iyi gelir. Sadece bil diye. . Hem nedir ki yolunda yürümenin alkışı Bir çiçek, çiçek açtı diye övünür mü? Bir yağmur damlası toprağa düştü diye ayrıcalıklı mı? . Eğer fazla duyarsan, yönünü yitirebilirsin, Eğer ki gözlerin ve kulakların dışa ayarlı olursa bu cesur adımın Birden başkalarının yön verdiği bir sirk gösterisine de dönüşebilir -ki en zor sınavıdır yolcunun - fazla tutma kalbini titreten o sözleri Yürüyüşüne devam ederken “Sağır oldun” derlerse “Kulaklarım kalbimin sesine adandı” diyebilirsin Yürüyüşün dümdüz olmayacak Bazen gerisingeri Bazen dağın zirvesi Bazen çukurun dibi Yürüyüşün dümdüz olmayacak -neyse ki!- Dudaklarınla, ellerinden hiç bahsetmiyorum Onları bir lütuf olarak tut Dudakların fısıldayacaklarını seçsin Ve yolunda yürümene yetecek kadar cesur çıksın bazen sesi Ellerinse diyorum, kıymetli hak eden dokunuşlara saklasın kendini Şimdi içindeki bir ses, Labirentte kaybolmuş gibi hissederken dahi Sana haritayı gösterecek Sana kendini fısıldayacak Gizli hazinelerini Görmen için, duyman için Kulağını ve bakışlarını o cesur adımı atmadan önce dahi İçine çek. Yol yalnızca sensin 🙏🏻 #tirtilindusu