Hint Sinemasının İzinde

Hint sineması dediğinizde aklınıza gelenler?

  • 3 saati bulan, hatta geçen film süreleri,
  • Bir filmin içinde 3-4 ayrı film izleme şansı (?),
  • Filmin sürekli bittiğini sanmamız ama aslında yeni başlıyor oluşuyla bizde yaşattığı şaşkınlık,
  • Rengarenk giysiler, bir araya getirmekten bir o kadar korktuğumuz tüm renklerin ahengi ve uyumu,
  • Kutsal yerler, vurgulanan farklı inançlar,
  • En net şekilde, replik ve duygularla bize söylenen kapsayıcı ve birleştirici mesajlar,
  • Ama en önemlisi, acı içinde gözlerimizden yaşlar süzülürken birden o zaman dans müzikleri ve şarkıları…
  • Aamir Khan.

Okumaya devam et “Hint Sinemasının İzinde”

Kitap Önerisi: İletişimde Kalınan Kitaplar

Bu dünyaya dönüşmeye, tekamül etmeye geldik ve farklı titreşim ve frekanslarla, maddeyle, diğer insanlarla temas ettiğimiz her salise bunu gerçekleştiriyoruz. Öyleyse, ne mutlu dönüşüm yolculuğunda kendisini dikey besleyenlere…

Size o yolculukla eşlik edecek bazı kitapları burada listeleyeceğim. Ancak, listeye geçmeden bir şeyin altını çizmek isterim. Bu kitaplar bana kendi dönüşümümde yardımcı olmuş ve halen yardımcı olmakta olabilir ama size hitap etmeyebilir. Bir başkası benim başucu dediğim bir kitap hakkında olumsuz düşüncelere sahip olabilir. “Hangi kitapları okumalıyım?” sorusu bana daimi olarak sorulduğundan, bende etkisi olan bazı kitapları sizinle paylaşmak istedim. Kitapların tamamına yakını ruhsal dünyaya ait, bazıları ise roman olmasına rağmen içlerinde hazineler var. Dilerseniz kitapların isimlerini alın gözlerinizi kapatın ve kalbinize sorun. Hafif mi ağır mı? Cevabı hissiniz versin… Okumaya devam et “Kitap Önerisi: İletişimde Kalınan Kitaplar”

Tırtıl İstilası

Düşünden uyanamamış tırtılınızdan kocaman sevgiler canım arkadaşlar 🙂

Nasılsınız? Rüyalar yazılarımla yakaladığım müthiş ivme birkaç gün kendimi nadaslayayım ardından theta healingi anlatayım derken, neredeyse bir buçuk aylık bir dinlenme ile sonuçlandı.

Çünkü neydi o söz “Kul plan yapınca kader gülermiş.” Biraz gülüştük. Üzerimizden koca bir ağustos ve -neredeyse- eylül geçti. Bana kalırsa, hepimiz için gökyüzü açısından yoğun enerjilerdi, biraz sınandık farklı yerlerden. Belki biraz köklendik, belki de köklerimizden olduk. Neticede, her ruhun sınavı kendine…

Yazılarıma devam etmeden önce, minicik bir ses vereyim ve bloğumu her gün yazı yazdım mı diye kontrol eden birkaç sevimli tırtıl sevinsin, sevildiğini bilsin istedim. Bir de tırtıl istilası var anlatacağım. Durun nereden başlasam? Yine şaşırdım.
Okumaya devam et “Tırtıl İstilası”

Rüyalar: Teşekkür Ederim…

Pelikanların rüyasını anlatmak için başlıklar dolusu yazı yazdım.

İnsanlar, neden yüzde yüz sezgiselliğe ve simgelere dayanan bir konuda, üstelik yazılanlar son derece kişiselken binlerce kelime okusun ki…

Bu dahil bütün yazılanları okuduğunu bildiğim herkese öncelikle çok teşekkür ederim. En başta, bu bloğu açma nedenim, ruhsal konularda da, nasıl kilo verenlerin, nasıl annelerin, nasıl modayla ilgilenenlerin ve ürün tüketimlerini paylaşanların ve hatta yeni evlililerin deneyimlerini paylaştıkları bloglar varsa ve bunlar onlar için önemliyse, bir tane de tırtıl gibi bazen yavaş ama emin adımlarla ilerleyen ve kelebek olmak için sürekli ‘hatırlayan’ların asla örnek değil, ne haddime, ama ilham alabilecekleri ve kendilerini yalnız hissetmeyecekleri bir blog olsun. Dışarıyı anlattığımız, dışarıyı okuduğumuz yetti. Bir tane de içini anlatsın birileri, istedim.  Okumaya devam et “Rüyalar: Teşekkür Ederim…”

Rüyalar: Pelikanların Rüyası

IV.

Upuzun bir sahildeyim. Sırtım denize dönük, deniz açık mavi, sonsuz ve pırıl pırıl. Kumlar muhteşem. Burası benden başka hiç kimsenin olmadığı bir deniz kıyısı. Sağ yanımdaki bembeyaz tüylü turuncu gagalı  devasa pelikanı ve sol yanımdaki minicik kulübeyi saymazsak. Hepimizin sırtı denize, yüzü ise sonsuz kum tanelerine bakıyor. Pelikana mesafeli, kulübeye ise yakınım. Pelikan birden devasa kanatlarını açıyor. Nefes dahi almadan izliyorum. Sadece kanatlarını açarak, bir kez bile çırpmadan gökyüzüne yükseliyor. Ama nasıl bir yükseliş! Sanki bir sanat! Sanki bir görünmez iple yukarı çekiliyor doğrusal bir şekilde. Sonra bulutları geçmeye başlıyor. Her bulutta “Ah” diyorum aşağıda, “Şimdi o buluta kafasını çarpacak.” “Şimdi yok olacak!” Ama o yükseldikçe yükseliyor, yükseldikçe yükseliyor ve görünmez oluyor. Hissettiğim büyülenme ve hayranlık. Ama tam o anda beklemediğim bir şey oluyor. Pelikan aynı rahatlık ve hızla, yine sadece kanatlarını açarak ve doğrusal bir şekilde yeryüzüne dönüyor. Yaklaştıkça, nefesim kesiliyor, kalbim deli gibi çarpıyor. Her nedense, onun beni öldüreceğinden eminim. Sürekli “Beni öldürmek için geliyor, bana zarar verecek.” diyorum ve yapabileceğim tek şeyi yapıp kulübeye giriyorum. Okumaya devam et “Rüyalar: Pelikanların Rüyası”

Rüyalar: Şimdi Tatlı ve Kahvelerimizi Alabiliriz…

 

I

Hazım kısmında ilk kez bir soru içimde yankılanmıştı. Rüyalar, hayatımızın takip ettiğimiz simgeleri, belki de en mahremimiz… Burada tanımadığım herhangi bir insanın tıklaması ile karşısına çıkmalı mıydı? Bu kadar açık olmam doğru muydu? Yaralanabilirdim.

Düşünün ki, bir insanla ilişkinizin mahremi pek de mahrem değildir aslında. Neticede iki kişi arasındadır. 3. kişilere ulaşma olasılığı her zaman söz konusudur. %50’si diğer kişinin inisiyatifindedir. Ama sizin ruhsal deneyimleriniz… Sadece dikey düzlemden size akan bilgiler. %100 mahremiyet. (Bildiğimiz kadarıyla?)

Neyse ki, prensip olarak önce yapar sonra düşünürüm. 🙂 Okumaya devam et “Rüyalar: Şimdi Tatlı ve Kahvelerimizi Alabiliriz…”

Rüyalar: Hazım…

Davetimden ve size sunulanlardan memnun kaldınız mı? Uzun bir geceyi ve yemeği paylaştık. Öncelikle, çok teşekkür ederim. Masadaki bazı yüzleri tanıyorum bıraktıkları yorumlardan. Bazıları ise (ki sayıları yüzlerce) görünmez ama meraklı hayaletler. O hayaletleri merak ediyorum. Başından beri sessizce okuyanlar, sayınız hiç az değil. Sizin isminizi de yorum kısmında görmemiz mümkün mü? Bana özelden yazdığınız her güzel cümleyi ve isminizi sadece o gün için aklımda tutabiliyorum. Bu bilgi de ben zaten dmden ya da farklı yerlerden yazmıştım diyenlere olsun.  Okumaya devam et “Rüyalar: Hazım…”

Rüyalar: Ana Yemeğe Karar Verdiysek…

Restoranı seçtik (Tırtılın Düşü), başlangıcımızı seçtik, menüyü inceledik, sıra ana yemeği seçmekte. 🙂 Davetimi kabul edip benimle olduğunuz için çok teşekkür ederim. Üzerine bir kahve içip uzun uzun sohbet edeceğiz. İşte o kısım için çok sabırsızım. Ama yemeğin hakkını vermek gerek, haydi soğutmadan başlayalım 🙂

Ana yemek kısmında, size birkaç farklı rüya türünden bahsetmek istiyorum. Siz de eklemeler yaparsanız yorumlarda, çok mutlu olurum. Rüya defteri tutmaya karar verdiniz, peki her rüyanızı aynı kategoride değerlendirebilir misiniz? Bazı rüyalar sanki hemen şimdi oluyormuşçasına gerçektir, ama bazılarında sanki boyut değiştirirsiniz. Çevreniz, görünüş, hisler değişir. İşte şimdi onları gözden geçirelim. Ara ara kendimden örnekler vereceğim, çünkü örnek verebileceğim tek bilgi kendi rüyalarım. İşin aslı bunca yazıyı sadece iki rüyamı kahve içeceğimiz kısımda size anlatmak için yazıyorum. Dilerim okurken sıkılmazsınız 🙂 Okumaya devam et “Rüyalar: Ana Yemeğe Karar Verdiysek…”