Yeni Sembol: Hayat Ağacı/Tree of Life

Akışta gelen yeni bir sembol/yazı ile karşınızdayım 🙂

Bunca zaman, sadece görsel olarak ilgimi çeken hayat ağacı sembolü, öyle bir anda karşıma çıktı ki! Birçok kez gördüğünüz ama derinliğini belki de hiç bilmediğiniz, o sembolle, “hayat ağacı” ile tanışmaya hazır mısınız? Gelin önce size hayat ağacı sembolünden bahsedeyim, ardından da tanışma hikayemizden.

(Yazının sonunda çok şaşıracaksınız, sizi şaşırtmak benim görevim, kesin bilgi!) Okumaya devam et “Yeni Sembol: Hayat Ağacı/Tree of Life”

Ne-re-den Tanışıyoruz?

Bu fotoğrafı bir evin camında görmüştüm, Amsterdam yakınlarında şirin mi şirin bir kasabayı, Volendam’ı gezerken.

Biz burada birbirimize yabancı değiliz, henüz tanışmadığımız arkadaşlarız, diyordu. Sanki hayatımın özetiydi. Yanyana gelen iplikler, birbirine anlık temaslar ve sonra, yıllar sonra değişen hayatlar.

Bir gün öylesine tanıştığım kim varsa görür görmez bildiğim, bana, yaralarıma şifa oldu hayatta. Ve ben kimin hayatından sessiz sakince geçtiysem, bir gün en derin sırlarımızın örtüsünü kaldırıp yüzleşip şifayla örttük yine. Okumaya devam et “Ne-re-den Tanışıyoruz?”

Theta Healing: 26- Söz Onlarda…

İstanbul basic dna gruplarımdan ikincisi… Bağını hiç koparmayan, en aktif whatsapp grubunu oluşturan altı kişi… Uzun zamandır onlardan gelen yorumları paylaşacaktım, hep bir engel çıktı. Şimdi üçünün bloğuma göndermiş olduğu yorumları derledim sizinle paylaşacağım 🙂 Ben ilk günün enerjisinden şimdi geldiğimiz noktaya inanamıyorum. Buna tanık olmak öylesine güzel ki… Hepimizin yolu bir, ışık ve sevgi olsun… Okumaya devam et “Theta Healing: 26- Söz Onlarda…”

Theta Healing: 25- Balık, Balık, Balık…

Yunanistan’ın yaşattığı büyülü theta healing anılarıma bayılmıştınız, doğruyu söyleyin. Ama hikaye, öyle hemen bitmiyor. -Çok şükür- Zamanın içinde yeni karşılaşmalar, olasılıklarla kendisini yazıyor. Gelin size yeni sembolümden bahsedeyim. Vaktiniz var mı? Yazmazsam unuturum, işte bundan çok korkuyorum. Üstelik yazı bilinen en eski meditatif uygulamalardan, boyutlar arasına açılan en büyülü kapı. E, yazım dilimi de seviyorsunuz. Kendime saklamamın bir anlamı yok 🙂

Bir gün burada anlatmak istediğim bir deneyimim var. Çok etkilendiğim arketiplere dayalı bir danışmanlık hizmeti aldım şubat ayında. Çok saygı duyduğum kişilerden. Rüyamda onlarla görüşüyorum yeniden. Bir sorum var sanki, ama sorumun ne olduğunu bilmiyorum. Bana tek bir cümle söylüyorlar. “Zamanı geldi, hastaneye git.” Sonra beni aile yemeklerine davet ediyorlar ve şöyle diyorlar. “Bugün balık günümüzdü.” Onlara sarılarak balıklarla dolu masaya oturuyorum. Uyandığımda mutluyum ama korkuyorum da. Bilinen hiçbir sağlık sorunum yok, her gün kendime beden taraması yapıyorum. Vianna, korktuğunuz hastalıkları bedeninizde göremezsiniz, demişti. Bu cümleyi unutmaya çalışıyorum.  Okumaya devam et “Theta Healing: 25- Balık, Balık, Balık…”

Bulanık Sular Üzerine Serilmiş Bir Köprü Gibi

Hayatımın son iki ayı, alev alev yanan ama bir o kadar dingin, sessiz bir ateş. Bozcaada’da kendimle başbaşa kaldığım o dolunay gecesinden, akrep dolunayından beri… Bir şeyler yıkılıyor ve daha derin bir şey kuruluyor belli ki. Zaten, son iki dolunayın güneş burcum olan akrep ve yükselenim yayda olduğu düşünüldüğünde, astroloji de aynı bilgiyi veriyor. Ve sezgisel insanlar için ucu bir şeye çıkacak o delirtici sessizlikle baş etmek… Ne demek istediğimi bilenler mevcut, biliyorum.

Az önce başka bir yazının içindeyken ve az daha paylaşacakken, bir titreşim hissettim omuzlarımda ve birden gönderilen bir düşünce formu kafamın içinde bir yerde. Bana, “Ben bulanık suların üzerindeki o köprü olacağım, beni daha önce hiç böyle derin hissetmedin, lütfen devam et,” diyen. Okumaya devam et “Bulanık Sular Üzerine Serilmiş Bir Köprü Gibi”

Theta Healing: 24- Gönül’ün Mektubu

Kutub Şimşek, Ot dergisindeki yazısında;
“Birşey içindeki acıyı hafifletiyorsa ona inanırsın” demiş.

Yıllarca melankolik yaşamış, bunun için haklı nedenleri olmasına rağmen acısını sündürmüş, acıdan baymış birisi olarak söylüyorum; acınızın hafiflemesini ve hatta geçmesini istiyorsanız; o acıdan mutluluk elde eder, teşekkür bile edersiniz. Edebilirmişsiniz, olay yerinden bildiriyorum.
Geçen yıl bu zamanlar, hayatımın artçı depremleri yıkıma hazırlanırken…
Geçen yazın sonu, koca şehrim yıkılmışken ömrümde. Okumaya devam et “Theta Healing: 24- Gönül’ün Mektubu”

Sakız’ın Hikayesi… &3

Nerde kalmıştık? Size  Sakız’ın köylerini anlatacaktım.

Sakız adasında ziyaret ettiğim köyleri birkaç başlıkla sıralayayım. Öncelikle köyler, güney ve kuzey olarak iki ayrı bölgede. Kuzey, güney kadar tercih edilmiyor. Bir nedeni, güneydeki köylerin bence daha masalsı olması, diğeri ise kuzeye giden yolların bir miktar deniz manzarası eşliğinde uçurum olması da olabilir. Ama abartmamak gerekirse, ülkemizdeki güney sahillerinin yollarından bir farkı yok. Tek farkı, biliyorsunuz Yunanistan, İspanya, İtalya gibi ülkelerde küçük yol kilisecikleri var. Bunlardan birini gördüğümüzde, dua edebiliriz. Anlamı, o bölgede birinin hayatını kaybetmesi demek.  Okumaya devam et “Sakız’ın Hikayesi… &3”