İstedikleri Kişi Olmak

Bloğumu takip edenlerin en çok kendimden örnekler anlattığım yazıları okumayı ve öğrencilerin de deneyimlerimi seminerlerde de dinlemeyi sevdiklerini bildiğimden 24 saatlik bir emin miyim sorusuna evet eminim cevabımla birlikte size bir kazma hikayesi daha anlatmak istedim. Yine kendimi ifşa ediyorum, hayırlısı.

Dün Instagram hikayemde Eskişehir’de seminerime gelen Gülçin’e sınıfta örnek kazma yaptığımı, fibromiyalji konusunda çalıştığımızı ve sonuç olarak da kazma sonrası ağrılarının tamamen geçtiğini paylaştım. Okumaya devam et “İstedikleri Kişi Olmak”

Kedi Merdiveni

Hayat tamamlar, teyidini sunar…

Ana sınıfındayım. Dersten sıkılmışım, bir ödevimiz var. Ertesi gün sınıfta bir süsleme yapacağız. Evde kedi merdiveni yapmak ödevimiz. Hepimiz bunu duyup çıkıyoruz. Eve gidiyorum, anneme kedi merdiveni yapacağız diyorum. O nasıl bir şey dediğinde, ikimizin de bilmediğini anlıyorum. Komşuya soruyoruz, onlar da kedi merdivenini bilmiyorlar. Bir kağıt alıyorum, bir kedi ve merdiven çizip ertesi gün sınıfa götürüyorum. Herhalde, kedi resimleri ile süsleyeceğiz sınıfı diyerek. Sınıfa gittiğimde, herkes grafon kağıtlarından süsler çıkarıyor. Kedi merdiveni oymuş. Ben de bir resim kağıdına çizdiğim kedi ve merdiveni çıkarıyorum.
Okumaya devam et “Kedi Merdiveni”

Kırmızı Ayakkabı

“Küçük bir çocukken sahip olduğum o yaratıcı tutkum neydi?”
“İçimde, dizginlenemez olanın adı neydi?”
“İçimde artık durmadan kanayan o yaranın bulduğum geçici çözümü ne?”
“Kafamın üstündeki kafesin adı ne? O neyin bedeli?”
“Lütfen beni sev diye yalvardığım kim?”
“Kırmızı ayakkabım şimdi nerede?”

** Okumaya devam et “Kırmızı Ayakkabı”

Sık Sorulan Sorular: Theta Healing

En çok soru aldığım konu elbette Theta Healing. Bazen yanıtlamam zaman alabiliyor. Sürekli seyahat etmem bir yana, Instagram’da doğrudan gelen mesajların çokluğu, telefonumdaki mesajlar ve mailler bazen yetişemeyeceğim kadar fazla oluyor. Bu nedenle, hem toplu halde aldığım soruları hem de sık gelen mesajları burada yazacağım.

Çok heyecanlı, hadi başlayalım! Okumaya devam et “Sık Sorulan Sorular: Theta Healing”

Herkes Kendi Yolunda

Çok konuşmanın adı gürültü, çok yol aldım demenin adı ulaşamamak oluyor bazen.

Çok bilen olmak da var işin ucunda. Oysa Olimpos’tan dünyaya inmek de bir yaşam konusu. Çalış çalış bir yaşamda bitmez hatta. (Sonraki yaşam jüpiter retro sonra.)

Yahu dünyadayız sonuçta.

Bir ışığın bir karanlığın var.

Okumaya devam et “Herkes Kendi Yolunda”

Zihin vs. Beden

İnsan zihinde karar almak için tasarlanmadı, diyor aldığım bir danışmanlık. Ah, diyorum karşımdaki kadına, haklısın. Hiç zihinde karar almam ki, kitap alırken bile bedenime sorarım. Kalp ya da bağırsaklar di mi karar merkezi?

Bazısında, ama sende başka bir organ yanıtını alıyorum.

Aaa, eee onca karar, bunca yıl… Nasıl yani… Neyseki, theta frekansında akıyordu son yıllarda, saflıkla. ??

Duyuyorum organ adını. Hay bin kereviz, başka organ mı kalmadı, yine mi sen!  Okumaya devam et “Zihin vs. Beden”

Sohbet: 4. Seçen Her Zaman Dişidir

Kendini bulmayan biri, sizce hayatı hakkında söz sahibi olabilir mi?
Kendini bilmeyen, ne istediğini bilmeyen, önüne sunulan iki seçenek için minnet edip ikisinden birini seçmeyi özgürlük sanan biri tırtıldan kelebeğe dönüşebilir mi?

Peki nedir bu kendini bulmak? Söyleyin, kaybedeni çok da bulanı hiç olmuş mu? Yoksa, hayat her adımımızda onu bulmamız için bize yardım eden bir yolculuk mu?

Her birimiz mutlu bir hayat yaşamak istiyoruz. Sevelim sevilelim istiyoruz. Ruh eşimiz olacak biri hayatımızda olsun, en tatlısından sarılmalı koklamalı hayatlar yaşayalım istiyoruz. E hakkımız da. Neden olmasın?
Sahi, neden olmuyor?
Biz kendimizi bulmadan başka kapıları çalmaya başladığımız için olmasın?

Sevgili ya da eş olmak bize, seni çok seven erkeklerden birini seçmek gibi anlatıldı sanki değil mi? Bir kızı bin kişi ister, biri alır dendi. Sanki seçilecek bir meyveymişiz gibi. Ehlileştirilmiş dişiler olarak birçoğumuz, bizi sevenlerden en sağlam nedenler sunanları ya da gözümüzü en çok büyüleyenleri “özgür irademiz(!)” ile seçtik. Biz seçtik sandık. Şimdi bu bir seçim miymiş?

Bütün hocalarım bas bas bağırıyorlar:
“Seçen her zaman dişidir! Seçen her zaman dişidir!” diye. Okumaya devam et “Sohbet: 4. Seçen Her Zaman Dişidir”

Sohbet: 3. Hikayeni Anlat

Mutsuz zamanlarımızda, yere yüzükoyun düştüğünüzde ne yaparsınız? Mutlaka bir ilk yardım çantanız vardır di mi? Benim bazen bu eski umutlu yazılarımı okumamdır. -Fakat, ne yazmışımdır! Keşke kendimle o gece bir arkadaş olsam da akıl alsam.- Bazense, gerçekçi yaklaşımı nedeniyle birçok kişinin dinleyemediği bir astroloğu, çok saygı duyduğum bir isim olan ve artık hocam olan Oğuzhan Ceyhan’ı dinlemektir.
Billurtv’yi açarım ve gerçekten de birçok insana çok umutsuz gelebilecek bir videosunu tıklarım. O video bazen şöyle başlar: Bir numaralı gerçek: ÖLECEKSİN! Öleceksin, bundan kaçış yok! This is reality! The End.
Ve ben bir oh derim… Öleceğim, öleceğiz. Ölmek istemiyorum. Ama bu gerçek, Allah Allah kulağa neden iç rahatlatıcı geliyor… Oh be, bir esinti geldi, içim açıldı!
Bakış açım belki de “Sadece gerçek özgürleştirir” olduğundan mı ne, bana iyi gelen onun gerçekle harmanlanmış ve metafiziğe, okültizme, gizeme uzanan sohbetleridir. Tekrar tekrar dinlerim ve yerden kalkarım. -Öleceksem, oturup ağlamak ya da fayansları öpmek yerine bir top dondurma daha yerim. Neticede aklımız hala yerinde, şükür.-

Okumaya devam et “Sohbet: 3. Hikayeni Anlat”