<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sinema | Tırtılın Düşü</title>
	<atom:link href="https://www.tirtilindusu.com/Blog/genel/sinema/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.tirtilindusu.com</link>
	<description>Tırtılın D&#252;ş&#252;</description>
	<lastBuildDate>Sat, 09 May 2020 09:53:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.5</generator>

<image>
	<url>https://www.tirtilindusu.com/wp-content/uploads/2020/04/cropped-buttefly-32x32.png</url>
	<title>Sinema | Tırtılın Düşü</title>
	<link>https://www.tirtilindusu.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hint Sineması- Yerdeki Yıldızlar: Her Çocuk Özeldir</title>
		<link>https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-yerdeki-yildizlar-her-cocuk-ozeldir/</link>
					<comments>https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-yerdeki-yildizlar-her-cocuk-ozeldir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yeliz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Oct 2017 18:08:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı Dizisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tirtilindusu.com/?p=722</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Yarışlara bu kadar bayılıyorsan, yarış atı yetiştir. Neden çocukların var ki?&#8221; Solomon adalarında, yerli halk ormanın bir bölümünü tarımda kullanmak istediğinde, ağaçları kesmezmiş. Onun yerine, ağaçların etrafını sarıp bağırarak sövüp sayar, lanet okurlarmış. Birkaç güne kalmadan, ağaçların yaprakları solar, kuruyup kendi kendilerine ölüp giderlermiş. Taare Zameen Par, Yerdeki Yıldızlar bize uzun süre diğerlerinden farklı neyi [...]</p>
The post <a href="https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-yerdeki-yildizlar-her-cocuk-ozeldir/">Hint Sineması- Yerdeki Yıldızlar: Her Çocuk Özeldir</a> first appeared on <a href="https://www.tirtilindusu.com">Tırtılın Düşü</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><em>&#8220;Yarışlara bu kadar bayılıyorsan, yarış atı yetiştir. Neden çocukların var ki?&#8221;</em></p>
<p style="text-align: right;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-2278" src="http://www.tirtilindusu.com/wp-content/uploads/2017/10/unnamed-3-300x200.jpg" alt="" width="1000" height="668"></p>

<blockquote>Solomon adalarında, yerli halk ormanın bir bölümünü tarımda kullanmak istediğinde, ağaçları kesmezmiş. Onun yerine, ağaçların etrafını sarıp bağırarak sövüp sayar, lanet okurlarmış. Birkaç güne kalmadan, ağaçların yaprakları solar, kuruyup kendi kendilerine ölüp giderlermiş.</blockquote>
Taare Zameen Par, Yerdeki Yıldızlar bize uzun süre diğerlerinden farklı neyi olduğu bilinmeyen, belirtileri yaramazlık ve şımarıklık olarak nitelendirilen, filmin ikinci yarısında ise disleksi tanısı konan Ishaan&#8217;ın hayatından bir kesiti anlatıyor. Hayal gücü ve resim yeteneği eşsiz bir çocuğun hayatta kalma serüvenini izliyoruz aslında. Nitekim, disleksi olduğu bilinmeyen bir çocuk için ait olmadığı yerlerde olması hiç de iyi sonuçlar doğurmuyor filmin ilk yarısı boyunca. Disleksi tanısı konduğunda ise, hayatının daha kolay olmasını ve yeteneğini bulmasını tek bir şey sağlıyor: Aynı yoldan geçmiş ve hayatta ilerlemeyi başarabilmiş bir kişinin gerçek ilgisi ve çabası.<span id="more-2503"></span>

Disleksi, kişinin kelimeleri, sayıları algılayışında, dünyayı algılayışında meydana gelen bir bozukluk, öğrenme bozukluğu.&nbsp;Disleksi tanısı konan bir kişi için en zoru, karmaşık cümleleri algılamak, aynı anda birden fazla komut geldiğinde anlamlandırmak, kelimeler, sayılar, renkli hayal dünyaları içinde sabit durmadıklarından okumak, matematiksel işlemler yapmak&#8230; Kaynaklar böyle diyor. Şimdi size, bu hastalıktan muzdarip olan birkaç ismi sayacağım. Bakalım siz ne diyeceksiniz?

Albert Einstein, Walt Disney, Leonardo Da Vinci, Mozart, Edison, Beethoven, Neil Diamond, Cher, Tom Cruise, Agatha Cristie&#8230;

Sanki &#8216;bozukluk&#8217; diye kodlanan bu tanı, ortaya çıkması için kişiye verilmiş bir yeteneğin üzerindeki kılıf gibi görünüyor değil mi? O kılıfı kaldırmak, belli ki çaba ve cesaret istiyor. Toplumların genelindeki başarı ve güç algısı, diğerleri gibi olmayanları yüceltmek yerine alaylarla, gövde gösterileriyle onları dışlayarak zarar vermek, şüphesiz daha renksiz, daha yeteneksiz ve zorluklarla ilerleyen toplumlar olmamızı sağlıyor. Nitekim, filmde bu mesajı sıklıkla alıyorsunuz. Hepimiz hayata duvardaki bir pencereden bakıyoruz. Sonra birileri geliyor ve bizim duvarın içinde pencere gördüğümüz noktada ne pencereyi ne de duvarı algılıyor. Onun penceresi dünyanın da ötesinde. Uyumsuz, çünkü çoğu kişinin gördüğünden fazlasını görüyor ve ilişkilendiremiyor. Bunu bir şekilde, kullanabilmeyi öğrendiğinde ise, yeni icatlar, sanat eserleri ve fazlası aslında ziyadesiyle onlar sayesinde oluyor.

Filmin ilk yarısında, ki bence daha kısa olabilirdi, adeta acıklı bir Türk filmi izlercesine, bu sürecin zorluğunu izliyorsunuz. Biraz ruh halimin ortalama seyrinin altında bir gecesine denk geldiğinden, dilimin ucuna gelip eşime diyemediğim &#8220;Acaba başka bir geceye mi ertelesek, dayanamayacağım.&#8221; sözlerini demediğime filmin bir saat 11. dakikasından sonra çok mutlu oluyorum. Olaylar değişiyor ve bu yüzyılın en sevilen isimlerinden Aamir Khan filme bambaşka bir bakış açısı ve enerjiyle giriyor. Sonra da o film nasıl sürüklüyor ve bitiyor hala anlamadım. İki saat daha sürse izlerdik sanıyorum, ki üç saatlik film izleyip yine de birkaç kısmı hızlı geçtiği konusunda kendisini eleştirdik.

Kısaca, bu film bir çocuğun hayatının nasıl değiştiği ile ilgili. İlginin, gerçek ilginin ve sevginin nasıl bir şifa yeteneği olduğuyla, bazen sistemin başarısız olarak adlettiği bir kişinin aslında sistemdeki çoğu kişiden daha yüksek bir potansiyele sahip olduğuyla, kodlamaların, ailelerin hırsının ve işini iyi yapmayanların arasında bu potansiyelin nasıl yitip gidebileceği ile ilgili&#8230;
<blockquote>Her çocuğun kendine özgü yetenekleri, kapasitesi ve hayalleri vardır ama yok öyle, herkes aynı yarışta aynı şekilde yetişmeli. Beş parmağın bile beşi bir değil. İsterseniz itip çekin,aynı hizaya getirmeyi deneyin. Parmaklarınız kırılır.</blockquote>
Keşke, tüm anne babalar ve anne baba adayları ve dünyadaki tüm öğretmenler bu filmi izlese. Bir kişinin, doğru zamanda, doğru yerde, doğru davranışı sergileyen, sistemden, atalet duygusundan, öğrenilmiş çaresizlik ve boşvermişlikten zehirlenmemiş tek kişinin nasıl bir değişim başlatabildiğini görebilse ve ilham alabilse&#8230;

Bonus olarak, final şarkısının sözlerini ve kendisini şuraya bırakıyorum: <a href="https://www.youtube.com/watch?v=xtm2cD5Q-9A" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Tıkk Tıkk</a> ve ikinci bir şarkı <a href="https://www.youtube.com/watch?v=NJ1NIIdHhXs" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Tıkk Tıkk</a>
<blockquote>Sen güneşsin, ışık saç

Sen nehirsin, bilmiyor musun?

Nehir gibi ak, yükseklere uç

Mutluluğu bulduğun yerde amacını da bulacaksın.</blockquote>
Sinem&#8217;in yazısı için nereyi tıklayacağınızı biliyorsunuz 🙂 <a href="http://www.herseydenkonusmali.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Tıkk Tıkk</a>

Ayrıca, disleksi ile ilgili bir video izlemek isterseniz Ebru Cündübeyoğlu bir Ted konuşmasında kendi hikayesini anlatmıştı. O da burada <a href="https://www.youtube.com/watch?v=K9St8lPVoh0" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Tıkk Tıkk</a>The post <a href="https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-yerdeki-yildizlar-her-cocuk-ozeldir/">Hint Sineması- Yerdeki Yıldızlar: Her Çocuk Özeldir</a> first appeared on <a href="https://www.tirtilindusu.com">Tırtılın Düşü</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-yerdeki-yildizlar-her-cocuk-ozeldir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hint Sineması- Sefer Tası: Rastlantılar</title>
		<link>https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-sefer-tasi-rastlantilar/</link>
					<comments>https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-sefer-tasi-rastlantilar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yeliz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Oct 2017 23:06:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı Dizisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tirtilindusu.com/?p=748</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;- Adamın bu yemekten bir lokma bile alınca sana Tac Mahal yapar. &#8211; Tac Mahal mezar sayılır.&#8221; 35 yıl aynı kurumda çalışan bir adamı düşünün. Emekli olmasına bir ay kalmış, eşi yıllar önce vefat etmiş. Sayılarla, neşesiz, ciddiyetle ve yalnızlıkla geçen günlerin içinde ya da sonunda&#8230; Öte yandan, bu dünyada milyonlarcasının benzer duygularda olduğu bir [...]</p>
The post <a href="https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-sefer-tasi-rastlantilar/">Hint Sineması- Sefer Tası: Rastlantılar</a> first appeared on <a href="https://www.tirtilindusu.com">Tırtılın Düşü</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><em>&#8220;- Adamın bu yemekten bir lokma bile alınca sana Tac Mahal yapar.</em></p>
<p style="text-align: right;"><em>&#8211; Tac Mahal mezar sayılır.&#8221;</em></p>
<img decoding="async" class="aligncenter wp-image-2286 size-full" src="http://www.tirtilindusu.com/wp-content/uploads/2017/10/the-lunchbox-movie-2013-first-look-hd-posters-wallpapers-photos-images-and-promotion-pics-irfan-khan-and-nirmat-kaur.jpg" alt="" width="1000" height="562" srcset="https://www.tirtilindusu.com/wp-content/uploads/2017/10/the-lunchbox-movie-2013-first-look-hd-posters-wallpapers-photos-images-and-promotion-pics-irfan-khan-and-nirmat-kaur.jpg 1000w, https://www.tirtilindusu.com/wp-content/uploads/2017/10/the-lunchbox-movie-2013-first-look-hd-posters-wallpapers-photos-images-and-promotion-pics-irfan-khan-and-nirmat-kaur-712x400.jpg 712w, https://www.tirtilindusu.com/wp-content/uploads/2017/10/the-lunchbox-movie-2013-first-look-hd-posters-wallpapers-photos-images-and-promotion-pics-irfan-khan-and-nirmat-kaur-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" />

35 yıl aynı kurumda çalışan bir adamı düşünün. Emekli olmasına bir ay kalmış, eşi yıllar önce vefat etmiş. Sayılarla, neşesiz, ciddiyetle ve yalnızlıkla geçen günlerin içinde ya da sonunda&#8230;

Öte yandan, bu dünyada milyonlarcasının benzer duygularda olduğu bir kadını düşünün şimdi. Mutsuz, tadı tuzu olmayan bir evliliği var. O evliliği üst kattan sesini duyduğumuz mentörü sayılabilecek teyzesinin yardımı ile baharatlarla renklendirebileceğini, iyi bir yemekle eşinin ilgisini çekebileceğini düşünüyor. Anlaşılan dünya genelinde, ataerkil toplumun yarattığı, erkeklerin çalışıp para kazanırken, kadınların sadece çocuk bakıp yemek yaptığı&nbsp;şu sözün yaygınlığı var: <em>&#8220;Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer.&#8221;</em>&nbsp; Yemeklerle, kalp yolu açılmayıp sadece bir organ olarak mide dolunca, çareyi güzel tariflerde ve baharatlarda arıyor Ila. Mutfağın büyüsü baharatlar değil mi? Hele ki, coğrafya Hindistansa&#8230;&nbsp;<span id="more-2504"></span>

Bu arada biliyor musunuz, Hindistan&#8217;ın en büyük şehri Mumbai&#8217;da her gün 160,000 sefer tası şehirde yolculuk halindeymiş. Genellikle, kadınlar eşleri için yemek hazırlayıp gönderiyor. Bazı kişiler de bizdeki catering şirketleri gibi anlaşmalı yerlerden üyelik sağlıyor. Yani aslında, bir sektörden bahsediyoruz. Yemek saati yaklaşınca, evlerden yola çıkan sefer tasları sahiplerine bisiklet, tren gibi yolculuklarla ulaştırılıyor. Bence çok ilginç!

Ama daha ilginci, sefer taslarının karışması ve bu karışıklıktan bir kıvılcım anı doğması. Hikayemiz başlıyor&#8230;

Ila&#8217;nın eşi için hazırladığı sefer tası yanlışlıkla Saajan&#8217;a ulaşır. Oysa, sefer tasında, eşinin yeniden ilgisini çekmeyi umduğu baharat karışımları ve özenli yemekleri vardır. Önce birkaç kelimelik notlarla başlayan bu ilginç rastlantı, ikisinin de hayatının önemsiz ve küçük detaylarını birbiri ile paylaşması ve hikayelerini yavaşça sunması ile devam eder. İkisi de birbirinin hayatına, görünmeyen sihirli dokunuşlarda bulunurlar. Aslında, gündeliğin bu başıboş an ve ayrıntılarının iki insanı dost, arkadaş ya da sevgili olarak birbirine farklı bir bağlama kapasitesi olduğunu düşünürdüm. Film de bunu kanıtlar nitelikte.

Örneğin mektuplardan birinde Ila kendi hayatının belki de en saklı perdesini aralar. Üst katta yaşayan Ila&#8217;nın teyzesinin eşi, yıllarca komada kaldıktan sonra bir gün uyanıp başının üstündeki pervaneye bakar, o gün bugün yaptığı tek şey gözünü açıp pervaneye bakmaktır. Ve pervane duracak gibi olduğunda kalp atışları yavaşlar. Öte yandan, Ila&#8217;nın eşi ise, genellikle eve oldukça geç saatlerde gelip genellikle sadece telefonuna bakar. Dolayısı ile, bir eş olarak varlığı, teyzesinin eşinden pek de farklı değildir.

Filmin sonlarında Ila, <em>&#8220;Bazen yanlış tren seni doğru istasyonda indirirmiş.&#8221;&nbsp;</em>diyor. Sanki filmin özeti gibi. Ben de filmi&nbsp;yazmak için ikinci kez izlemeden önce, Michael Newton&#8217;ın satın aldığım son kitabını okuyordum. (Yaşamlar arası yaşam) Kitapta genellikle ruh eşleri ile ilgili bilgiler var. Orada, bu filmin hikayesine kısmen benzer bir hikaye vardı ve hipnoz altındaki denekten, kadının hayatına aniden giren ve evliliğine zarar verecek kadar etkili ikinci adamın hikayesinden şu sonuç çıkıyordu. Evli olduğu adam, birçok yaşamda da eşi rolünde hayatına girmiş olan ruh eşiydi. Aklını çelen ise, yine birçok yaşamda karşısına çıkmış ruh ailesinden bir üyeydi ve bu yaşamdaki misyonu, onun kabuğunu kırmak, onu dışarıya açmak ve hayatın daha çok içinde olmasını sağlamaktı. Görevini tamamlayıp gitmişti. Ama özgür iradesi ile seçerse ve kadın da isterse, bir gelecekleri olabilirdi.

Öyle bir eşzamanlılıkla okudum ve izledim ki, sanki bu eksik öyküyü kitap tamamladı.

Bir kaderimiz var şüphesiz, ama sayısız olasılığımız da var. Bazı olasılıklar, yüzde doksan denebilecek kesinlikte de olsa yüzde on değişim potansiyeliniz için her zaman hayatınızda. Ne olur kabuğunuzu kırmaktan, değişmekten, adım atmaktan korkmayın. Ila&#8217;nın hayali, Bhutan&#8217;a gitmekti -benim de hayalim olduğu gibi-. Ama hayatımızda bulamadığımız mutluluğu, başka ülkelerde arıyorsak&#8230; Oraya gittiğimizde kalbimizde olandan fazlasını bulamayacağımızı bilmemiz şart&#8230;
<blockquote>Nereye gideceğimi bilmiyorum. Bir yer var aslında. Kızım okulda Bhutan&#8217;da gayri safi milli hasıla olmadığını öğrenmiş. Orada gayri safi milli mutluluk varmış. Burada da olsaydı ne olurdu?</blockquote>
Kalbimizi bazen sertlikle, bazen şefkatle kırıp açan ve kırıldığı yerden nefes almasını, canlanmasını sağlayan, donup kaldığımızda yürümemizi, nefes nefese koşarken de düşüp yavaşlamamızı sağlayan tüm kıymetli deneyimlerin minnetiyle&#8230;

Sinem&#8217;in bu güzel film hakkındaki yorumunu okumak için sizi buraya alalım. <a href="http://www.herseydenkonusmali.com/2017/10/hint-filmleri-festivali-lunchbox.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Tıkk Tıkk</a>The post <a href="https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-sefer-tasi-rastlantilar/">Hint Sineması- Sefer Tası: Rastlantılar</a> first appeared on <a href="https://www.tirtilindusu.com">Tırtılın Düşü</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-sefer-tasi-rastlantilar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hint Sineması- My Name is Khan: I am not a terrorist</title>
		<link>https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-my-name-is-khan-i-am-not-a-terrorist/</link>
					<comments>https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-my-name-is-khan-i-am-not-a-terrorist/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yeliz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Oct 2017 10:57:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı Dizisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tirtilindusu.com/?p=692</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu film bir çığlık. İyi bir insan olmak üzerine bir çığlık. Dünyanın en sakin ama en gürültülü ve etkili çığlığı aynı zamanda. &#8220;My name is Khan, and I&#8217;m not a terrorist.&#8221; Gelin önce en başa gidelim. Filmin başrolündeki Risvan Khan karakteri, doğuştan itibaren farklı bir çocuk. Çok zeki ve asperger sendromundan muzdarip. Mary and Max&#8217;i [...]</p>
The post <a href="https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-my-name-is-khan-i-am-not-a-terrorist/">Hint Sineması- My Name is Khan: I am not a terrorist</a> first appeared on <a href="https://www.tirtilindusu.com">Tırtılın Düşü</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img decoding="async" class="aligncenter wp-image-2284" src="http://www.tirtilindusu.com/wp-content/uploads/2017/10/PCTV-1000019450-hcdl-300x169.jpg" alt="" width="1000" height="563">

Bu film bir çığlık. İyi bir insan olmak üzerine bir çığlık. Dünyanın en sakin ama en gürültülü ve etkili çığlığı aynı zamanda. <em>&#8220;My name is Khan, and I&#8217;m not a terrorist.&#8221;</em>

Gelin önce en başa gidelim. Filmin başrolündeki Risvan Khan karakteri, doğuştan itibaren farklı bir çocuk. Çok zeki ve asperger sendromundan muzdarip. Mary and Max&#8217;i izleyenler hatırlayacaktır, asperger sendromu kişinin dış dünyadan ayrışmasına neden olan bir rahatsızlık, kişiye içe dönük olma, empati yeteneğine sahip olmama gibi özellikler veriyor. Aslında, karşımızdaki insanın dünyayı ve olayları bizden farklı algılamasını sağlayan bir genetik bozukluk ve otizmin bir kolu diyebiliriz asperger sendromu için.

Khan, çocukluğundan itibaren asperger sendromunun sıkıntısını yaşıyor. Ama öyle bir annesi var ki, onunla sevgiyle ilgileniyor ve şefkatle dolu dünya görüşünü aşılıyor.<span id="more-2502"></span>

Filmin ana mesajını da annesi ile alıyoruz aslında.&nbsp;Khan henüz küçük bir çocukken, 1983 yılındaki Hindu-Müslüman ayaklanması zamanı, annesi bu gezegenin en yorulduğu konulardan birini şöyle özetliyor.
<blockquote>&#8220;Şunu unutma oğlum, bu dünyada yalnız iki tür insan vardır: hep iyi şeyler yapan iyi insanlar, kötülük yapan kötü insanlar. Başka bir fark yok.&#8221;</blockquote>
Khan&#8217;ın bir kardeşi var, toplumun sağlık normlarına göre normal bir kardeş. Annesinin ölümü ile birlikte, onun eşi ile yaşadığı Amerika&#8217;ya gidiyor ve burada yeni bir hikaye başlıyor. Aşık oluyor, hem de Khan ailesi müslümanken, aşık olduğu kız Amerika&#8217;da yaşayan bir hindu. Kardeşinin engellemelerine rağmen, Khan kızla evleniyor. Kardeşi &#8220;Onlarla bizim aramızda dağlar kadar fark var.&#8221; derken, ki görüyorsunuz aynı anne yetiştirse de bu hassas konuda bakış açıları ne denli farklı, sadece annesinin cümlesini söylüyor arkasından.
<blockquote>&#8220;Onunla aramızda bir fark yok. Bu dünyada yalnız iki tür insan vardır&#8230;&#8221;</blockquote>
Bana kalırsa Hint filmlerinin en enteresan yanlarından biri bu. Mesajı asla, yoruma açık bırakmamaları. Film boyunca tekrarlayarak, bunu anlattık, bunu anlamalısınız diye altını çizmeleri&#8230; Bunun bir Fransız filminde olduğunu hayal edemiyorum mesela.

Khan, evlilikte birlikte genişleyen hayatında dostluğun ne olduğunu anlıyor aynı zamanda. Bir süreliğine her şey, inanılmaz derecede güzel:
<blockquote>&#8220;Sadece kan bağın olan insanlar akraban sayılmaz ki. İnsanları aile yapan aradaki sevgidir.&#8221;</blockquote>
Filmin bu noktasından sonra işler biraz değişiyor. Üst üste acılar, felaketler&#8230; Yaşanan tüm acılar aynı eksende. Müslümanların terörist ilan edilmesi&#8230; Artan şiddet, ırkçılık&#8230;&nbsp;Hayat adeta ikiye bölünüyor, filmdeki herkes için 9/11 öncesi ve sonrası. Tüm dünya için de öyle olmadı mı? 9/11 tartışmaları, Bush hükümetine yönelik suçlamalar şöyle bir dursun, bu korkunç terörün faturası müslüman olan halka kesildi tabii ki.&nbsp;(İzlemiş olabilirsiniz ama&nbsp;<a href="http://www.imdb.com/title/tt0361596/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Fahrenheit 9/11 </a>belgeselini buraya bırakıyorum.) Üstelik, suçlanan beyni yıkanmış insanlardan oluşan bir ölüm tarikatı, kutsal kitabında <em>&#8220;Masum bir insanın ölümü, insanlığın ölümüdür.&#8221;</em> yazan dini buna alet etti.

Sonunda olaylar öyle bir noktaya geliyor ki, Khan evini terk edip şehir şehir gezerek, başkana ve tüm Amerika&#8217;ya müslüman olduğu için terörist sayılamayacağını itiraf etmek zorunda kalıyor. Annesinin küçükken ona öğrettiği dersi, insanlara öğretmeyi görev sayıyor. Ve bunu sevdiği ama hiçbir zaman duygularını dile getiremediği kadın için yapıyor. Bu rahatsızlığın ondaki en olumsuz etkisi belki de. Ağlayamaması ve kendini kelimelerle ifade edememesi. Sadece yazabilmesi&#8230; Khan, tüm duygularını acı bir kalemle yazıyor bu yolculukta sevdiği kadına.O sevgiyle yol alırken, eşi de bambaşka bir yolda ilerliyor. Bazen böyledir, bir travmayı atlatmanın herkes için farklı yolları vardır. Daha iyi bir yol ya da daha kötüsü değil, ancak, herkesin bulunduğu kara delikten çıkışı kendi yöntemlerince olacaktır.

Khan, ayrıştırıcı değerler yerine sevgi ve içtenlikle ilerliyor öyküsünde. Yoluna, iyilik yapan iyiler çıkıyor ve sanki bir an için büyük resimde iyiler çoğunlukta görünüyor gözümüze.

Şimdi hatırlayamadığım o söz kime aitti belki siz yazarsınız:

&#8220;Bu dünyada iyiler azınlıkta değil. Sadece kötülük çok gürültülü.&#8221;

Yine derin bir denizi anlatmaya çalışan ama bunu en net mesajlarla izleyiciye pekiştirerek sunan bir Hint filmi. İzlenmeye değer bir hikaye.

Çünkü dünyada sizin inandığınız dine inanan iyiler ve kötü olan ötekiler yok; sadece iyilik yapan iyiler ve kötülük yapan kötüler var. Bunun tersini nerede duyduysanız, orada bir kötü var. Bazen doktor, bazen din adamı kılığındaki kötüler. Ve iyi ile kötü arasındaki sınırda hangisi olacağınızı seçmek her zaman sizin elinizde.

Dilerim, yazılarımızı keyifle okuyorsunuzdur. My name is Khan&#8217;a farklı bir bakış açısı için, şimdi sizi Sinem&#8217;in bloğuna alalım. İşte <a href="http://www.herseydenkonusmali.com/2017/10/hint-filmleri-festivali-my-name-is-khan.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buradan</a>&nbsp;🙂The post <a href="https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-my-name-is-khan-i-am-not-a-terrorist/">Hint Sineması- My Name is Khan: I am not a terrorist</a> first appeared on <a href="https://www.tirtilindusu.com">Tırtılın Düşü</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-my-name-is-khan-i-am-not-a-terrorist/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hint Sineması- Lion: Evimi Bulmalıyım</title>
		<link>https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-lion-evimi-bulmaliyim/</link>
					<comments>https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-lion-evimi-bulmaliyim/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yeliz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Oct 2017 21:44:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı Dizisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tirtilindusu.com/?p=664</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lion, aylar önce izlediğimde günlerce masum ve çaresiz bir &#8220;Guddu&#8221; sesinin kulağımdan gitmediği film. Yazarın kendi hayatını anlattığı &#8220;A Long Way Home&#8221;&#160;isimli kitabından uyarlanmış. Tam anlamıyla bir Hint filmi değil Lion, ama tam anlamıyla uzakları birleştiren ve Hindistan&#8217;da başlayan ve biten bir film. Filmi izledikten sonra düşünüyorum. Bilmiyoruz ve şüphesiz bilmemiz gerekmiyor ama, dünyada inanamayacağımız [...]</p>
The post <a href="https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-lion-evimi-bulmaliyim/">Hint Sineması- Lion: Evimi Bulmalıyım</a> first appeared on <a href="https://www.tirtilindusu.com">Tırtılın Düşü</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-2276" src="http://www.tirtilindusu.com/wp-content/uploads/2017/10/Film-Önerisi-Lion-özet-300x174.jpg" alt="" width="1000" height="581">
Lion, aylar önce izlediğimde günlerce masum ve çaresiz bir &#8220;Guddu&#8221; sesinin kulağımdan gitmediği film. Yazarın kendi hayatını anlattığı <em>&#8220;A Long Way Home&#8221;</em>&nbsp;isimli kitabından uyarlanmış.

Tam anlamıyla bir Hint filmi değil Lion, ama tam anlamıyla uzakları birleştiren ve Hindistan&#8217;da başlayan ve biten bir film.

Filmi izledikten sonra düşünüyorum. Bilmiyoruz ve şüphesiz bilmemiz gerekmiyor ama, dünyada inanamayacağımız kadar enteresan ve üzerine bir hayatın adandığı nice kavuşma, nice hüzün, nice mutluluk hikayesi var kim bilir. Bazıları bize ulaşıyor, iyi ki de ulaşıyor. Destek veriyor, kendinden bir şey bulanlara, umut oluyor&#8230; Üstelik, ben hiçbir yazarın hiçbir senaristin, hayat kadar muazzam senaryolar yazabileceğine de inanmıyorum. Bunu da, sınırlı bir akıl ve kavrama yeteneği ile söylüyorum. Mesela, hayatlarımıza yukarıdan bakabilsek, öyle ilginç bağlantılar göreceğiz ki. Yanımızdan rastgele defalarca geçen ama dikkatimizi çekmeyen birisi, 5 yıl sonra evlendiğimiz kişi olacak belki.&nbsp;<span id="more-2501"></span>

Saroo ve abisi Guddu, içinde yaşadığı coğrafyanın fakirliğine ve kısıtlı imkanlarına rağmen, son derece mutlu ve sevimli çocuklar, ayrılmaz ikililer.

Filmin en başındaki sahnede, çaldıkları kömürler karşılığında iki bardak süt alırlarken, Saroo, bizim lokma diyebileceğimiz jalebisleri görür ve abisinden onu ister. O ise, bir gün sana onlardan alacağım der. Ancak, abisinin onlardan alacak kadar vakti olmaz. Bir gece, enteresan bir şekilde, yolları ayrılır. Gittikleri istasyonda, Saroo abisini beklerken bir trenin içinde uyuyakalır ve sabah olduğunda, bilmediği bir şehirdedir. Kötü olan, nereden geldiğini de bilmemesidir.

Filmin bundan sonrasında, Saroo&#8217;nun hayatta nasıl kaldığına inanmak güç. Çevresinde her anlamda ondan faydalanmak isteyen, onu zengin bir aileye ya da organ mafyası gibi kişilere satmak isteyenler olacaktır. Ama Saroo bize en doğru mekanizmanın ne olduğunu gösterir. Yazamasa, okuyamasa ve ailesinin olduğu yeri anlatamasa da, doğuştan getirdiği çok güçlü bir yardımcısı uyanıktır. Sezgileri&#8230; Böylece, önüne konan oyuncaklara aldanmaz. Sezgisi, onu olmaması gerektiği her yerden kaçmasını sağlar. Sonunda kimsesiz çocuklara ait bir devlet kurumuna yerleşir.

Hikayenin bundan sonrası adeta ikinci bir film. Saroo&#8217;nun bir bakıma şansı döner, Avustralyalı zengin ve modern bir aile tarafından evlat edinilir. Hemen ardından aynı topraklardan Mantosh katılır aileye ikinci çocuk olarak.

Saroo geçmişi unutur. Adeta bir sis tabakası geçmişini örter. Tek bir ana kadar&#8230; Bir an, tek bir anı birden köklerini bulma özlemini ona getirir.

Üniversite için gittiği Melbourne&#8217;de gittiği bir arkadaş evinde, jalebisler vardır. Hatırladınız değil mi? Çocukken bir dükkan dolusu yemek istediği jalebis. Varlığını unuttuğu jalebisler ona eksik parçayı bulma gücünü verir.

Burada, onlarca kez atıfta bulunduğum Ruhların Yolculuğu geliyor aklıma. İnanması kolay olmasa da, her ruh doğacağı hayatı tüm ana kavşaklarıyla birlikte seçerek dünyaya geliyorsa, başına gelecek her şeyi bilerek hatta bunları isteyerek doğuyorsa, dahası, önemli yol ayrımlarında kendisine hatırlatıcılar koyuyorsa&#8230; Saroo&#8217;nun hatırlatıcısı minik bir lokma tatlısı. Hayatını sonsuza dek değiştiren&#8230; Ve gerçek bir hikaye olduğuna göre, anne- Guddu- Saroo- Avustralyalı aile- her zaman sorunlu çocuk Mantosh&#8230; Tüm bunların karması nasıl bir karma? Nasıl değişik bir plan?

Saroo, gerçek ailesini, yaşadığı bölgeyi buluyor mu onu filmi izleyip siz öğreneceksiniz ama bu süreçte, onu evlat edinen aileyi biraz üzüyor. Neyse ki, üzme konusunda Mantosh bir numarada olduğundan, onun önüne geçemiyor. Saroo&#8217;yu kökleri yirmi beş yıl sonra çağırıyor. Ancak, Mantosh hiçbir zaman köklenemiyor, alışamıyor ve mental sorunlarla hayatı boyunca boğuşuyor, ailesini de bu kara deliğe sürüklüyor.

Filmin sonuna kadar, Avustralyalı ailenin çocukları olmadığı için iki Hintli çocuğu evlat edindiğini sanıyoruz. Oysa, gerçek çok farklı. Dünyada bunca bakıma muhtaç çocuk varken, onlardan ikisinin hayatını değiştirmek varken başka bir çocuk doğurmamayı göze alarak evleniyorlar. İki taraf da birbirine baskı kurmuyor. Aile servetinin dnasal uzamını düşünmüyorlar. Pek çok insanın kavrayamayacağı kadar insani bir bakış açısındalar&#8230; Ve dahası, annesi henüz çok gençken ve aynı o günkü gibi sahilde otururken, orada iki esmer çocuğun koştuğu hayalini görüyor. Sanki gelecekten bir kesit. Onun da hatırlatıcısı bu vizyon muydu acaba?

Yazımı sevdiyseniz, aynı filmi farklı bir bakış açısıyla daha incelemek için şimdi sizi Sinem&#8217;in bloğuna alalım 🙂 <a href="http://www.herseydenkonusmali.com/2017/10/hint-filmleri-festivali-lion.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Tıkk Tıkk</a>The post <a href="https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-lion-evimi-bulmaliyim/">Hint Sineması- Lion: Evimi Bulmalıyım</a> first appeared on <a href="https://www.tirtilindusu.com">Tırtılın Düşü</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-lion-evimi-bulmaliyim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>7</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hint Sineması-PK: Yanlış Numaradaki Tanrı</title>
		<link>https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-pk-yanlis-numaradaki-tanri/</link>
					<comments>https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-pk-yanlis-numaradaki-tanri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yeliz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Oct 2017 21:35:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı Dizisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tirtilindusu.com/?p=641</guid>

					<description><![CDATA[<p>PK incelemesi ve üzerinde konuşulması en zor olan konulardan birine değinen ve üzerinden cesurca sorgulamalarda bulunan bir film. Ana konumuz din, dinler&#8230; Kendisinden çalınan eve dönüş biletini arayan PeeKay, kısa sürede anlıyor ki, ne kendisi ne de polisler onu bulabilecek ve araştırmaya geldiği dünya gezegeninde sonsuza kadar kalacak. Danıştığı herkes, &#8220;Sana sadece Tanrı yardım edebilir.&#8221; [...]</p>
The post <a href="https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-pk-yanlis-numaradaki-tanri/">Hint Sineması-PK: Yanlış Numaradaki Tanrı</a> first appeared on <a href="https://www.tirtilindusu.com">Tırtılın Düşü</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-2280" src="http://www.tirtilindusu.com/wp-content/uploads/2017/10/pk-official-4th-motion-poster-900x506-1-300x169.jpg" alt="" width="1000" height="562">

PK incelemesi ve üzerinde konuşulması en zor olan konulardan birine değinen ve üzerinden cesurca sorgulamalarda bulunan bir film. Ana konumuz din, dinler&#8230;

Kendisinden çalınan eve dönüş biletini arayan PeeKay, kısa sürede anlıyor ki, ne kendisi ne de polisler onu bulabilecek ve araştırmaya geldiği dünya gezegeninde sonsuza kadar kalacak. Danıştığı herkes, <em>&#8220;Sana sadece Tanrı yardım edebilir.&#8221;</em> dediği için, Tanrı&#8217;yı aramaya başlıyor PK. Nerede bu, herkesin inandığı, herkesin her konuda ona güvendiği, ama hep şekil değiştiren, hep farklı şeyler isteyen ve hep korkutan Tanrı? Bir Tanrı hindistan cevizini seviyor, bir diğeri ondan sıkıldığı için daha pahalı olan şarabı, bir diğerinin ise sokağına dahi şarapla girilmiyor&#8230; Sahi madem tek bir Tanrı var, neden bunca çelişki? Ve madem o seni duyuyor, dinliyor, öyleyse neden bunca aracı? Neden bunca şiddet? Neden insan eliyle yapılmış, boylarına göre parayla satılan ve içinde verici olmasını umduğu tanrı oyuncakları?&nbsp;<span id="more-2500"></span>

PK, anlıyor ki, Tanrı&#8217;ya ulaşması için tek bir yol bulamayacak, bu sefer Hindistan&#8217;ın karışık din coğrafyasındaki tüm tanrıların kapısını aynı anda çalmaya karar veriyor. Budist, hristiyan, müslüman, hindu ve sikh oluyor. Bu Tanrı hangisinde onu duyacak ise onu bulacak, pes etmek yok!

Öte yandan, Tanrı&#8217;yı arama yolculuğundaki PK, hayata bizim bakmadığımız bir mercekten bakıyor. Çocuk saflığını kaybetmeden soru soruyor, çıkarımlarda bulunuyor. Zihninde yalana yer yok, dolayısı ile aklını sadece anlamak, çıkarımlarda bulunmak ve bize de içsel sorgulamalar yaşatmak için kullanıyor. Taksiler kalabalığın içinde görünmek için sarı renkse, o da sarı renk bir baret kullanıyor Tanrı onu görsün diye. Yoksa Hindistan gibi kalabalık nüfuslu bir ülkede Tanrı onu nasıl bulsun ki? Dileğini gerçekleştirmesi için zorunlu olarak bağış yaptığı Tanrı&#8217;dan parasını geri almaya çalışırken, dayak yememek için yüzüne yapışkanlar yapıştırıyor, çünkü kimse kendi tanrısına tokat atamaz&#8230; İnsan eliyle yapılan Tanrı oyuncaklarının içinde verici arıyor ve bulamayınca soruyor:
<blockquote><em>&#8220;Sen mi Tanrı&#8217;yı yarattın, Tanrı mı seni? Neden yaptınız heykellerini? Madem bizi duyuyor buna ne gerek var ki?&#8221;</em></blockquote>
Tüm bunlardan çıkarımla anlıyor PK, bu dünyada çok yanlış bir şey var. İnsan Tanrı&#8217;ya ulaşamıyorlar, çünkü onu yanlış numaralardan arıyorlar!
<blockquote>&#8220;Bu gezegende Tanrı ile insanlar arasındaki iletişim sistemi çökertilmiş.&#8221;</blockquote>
Film boyunca, bu harika nüansları yakalayarak ve düşünürken eğlenerek ilerliyorsunuz ve para ile inanç ilişkisini de gözünüze çarpılmasına tanık oluyorsunuz. Para ile ilk tanışıklığında, kerametin paranın üstünde resmi olan Gandhi&#8217;de olduğunu düşünüyor ve her yerden bu resimleri toplamaya başlıyor PK. Ancak görüyor ki, Gandhi&#8217;nin resimleri paranın üzerinde basılınca değerli. Diğerlerinin yere atılmış hali sahnenin hemen arkasından bize göz kırpıyor. Ayrıca, en rahat ulaşabildiği paranın kaynağının dans eden arabalar olması manidar. İnsanların çılgınca sevdikleri o kağıt parçalarını bir tek cinsel faaliyetlerde unutması vurgulanıyor.

PeeKay karakterinin adı Hindistan&#8217;da zil zurna sarhoş anlamına geliyor. Aslında, uzaylı olan PK dünyaya indiğinde isimden, giysilerden ve birçok şeyden bihaber&#8230; Diğer başrol oyuncusu tatlı Jaggu, çıplak bir gezegene inanamıyor. PK dışarıdaki kargayı göstererek &#8220;Kravat taksa nasıl olurdu?&#8221; diyor. Ama dünyada hayatta kalabilmek için bunlara ve birçoklarına alışması kısa sürüyor elbette. Dolayısı ile, dünyadaki belki tek uyanık zihinli varlığa &#8220;sarhoş&#8221; deniyor.

Filmde PK&#8217;in bir de düşmanı var. Binlerce müridi olan bir tanrı aracısı. İkisi arasındaki düellolar, üzerinde defalarca durup konuşmaya değer:
<blockquote>&#8211; Bir müslüman bir bomba patlatıyor ve hindu bir din adamı burada ceremesini çekiyor.

&#8211; Kim hindu kim müslüman? İşaretleri nerede göster bana? Bu farkı Tanrı değil, siz yarattınız.</blockquote>
Bedenlerimizde farklı tanrılara ait birer damga ile doğmadıysak ve herkes tek bir yaratıcıya inanıyorsa, nerede ayrılıyor bizim tanrımız?
<blockquote>&#8211; Sürekli “Sadece bir tanrı var.” diyorsun. Bense hayır diyorum. İki tanrı var. Biri bizi yaratan, biri de sizlerin yarattığı.

&#8211; Bizi yaratan hakkında bir şey bilmiyorum ama sizin yarattığınız, tıpkı sizin gibi. Küçük, yalancı, hastalıklı, boş vaatler veren… Zenginlere öncelik tanıyan, fakirleri sırada bekleten, övgü aldığında mutlu olan, küçük şeylerle insanları korkutan…</blockquote>
Zamanım olsa filmin tüm repliklerini burada yazabilirdim. En iyisi siz, uzun bir vaktiniz olduğunda bu filmi izleyin. Ve sonunda düşünün bakalım, dünyadan herhangi bir şekilde ayrılacak olsanız, yanınızda hangi sesleri götürürdünüz? Sevdiğiniz kişiyi/kişileri sevdiğiniz için bırakabilir miydiniz?

PK&#8217;in alıntıları bir yana, şimdi yazarken aklıma usul usul bir Murakami cümlesi sokuluyor:

<em>&#8220;Bu dünyada seni seven bir tek kişi varsa, hayatın kurtulmuş demektir.&#8221; diyor&#8230;</em>

Belki de Tanrı, pek ortalıkta görünmeyerek bu oyunda var olacağından bize en güçlü yardım olan sevgiyi bırakmıştır, keyif alabilmemiz, dayanabilmemiz ve devam edebilmemiz için bu gezegendeki deneyimimize&#8230; PK de keşfe geldiği bu gezegende bavullarını sadece onunla doldurup dönmüştür, kim bilir?

<em>**Filmleri Sinem&#8217;le birlikte yorumlayacağımızı bir önceki yazımda belirtmiştim. Bu yazıyı sonuna kadar okuduysanız haydi sıra Sinem&#8217;in bloğunda <a href="http://www.herseydenkonusmali.com/2017/10/hint-filmleri-festivali-pk.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Tıkk Tıkk 🙂</a></em>The post <a href="https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-pk-yanlis-numaradaki-tanri/">Hint Sineması-PK: Yanlış Numaradaki Tanrı</a> first appeared on <a href="https://www.tirtilindusu.com">Tırtılın Düşü</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasi-pk-yanlis-numaradaki-tanri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>12</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hint Sinemasının İzinde</title>
		<link>https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasinin-izinde/</link>
					<comments>https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasinin-izinde/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yeliz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Oct 2017 15:15:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı Dizisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tirtilindusu.com/?p=652</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hint sineması dediğinizde aklınıza gelenler? 3 saati bulan, hatta geçen film süreleri, Bir filmin içinde 3-4 ayrı film izleme şansı (?), Filmin sürekli bittiğini sanmamız ama aslında yeni başlıyor oluşuyla bizde yaşattığı şaşkınlık, Rengarenk giysiler, bir araya getirmekten bir o kadar korktuğumuz tüm renklerin ahengi ve uyumu, Kutsal yerler, vurgulanan farklı inançlar, En net şekilde, [...]</p>
The post <a href="https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasinin-izinde/">Hint Sinemasının İzinde</a> first appeared on <a href="https://www.tirtilindusu.com">Tırtılın Düşü</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hint sineması dediğinizde aklınıza gelenler?</p>
<ul>
<li>3 saati bulan, hatta geçen film süreleri,</li>
<li>Bir filmin içinde 3-4 ayrı film izleme şansı (?),</li>
<li>Filmin sürekli bittiğini sanmamız ama aslında yeni başlıyor oluşuyla bizde yaşattığı şaşkınlık,</li>
<li>Rengarenk giysiler, bir araya getirmekten bir o kadar korktuğumuz tüm renklerin ahengi ve uyumu,</li>
<li>Kutsal yerler, vurgulanan farklı inançlar,</li>
<li>En net şekilde, replik ve duygularla bize söylenen kapsayıcı ve birleştirici mesajlar,</li>
<li>Ama en önemlisi, acı içinde gözlerimizden yaşlar süzülürken birden o zaman dans müzikleri ve şarkıları&#8230;</li>
<li>Aamir Khan.</li>
</ul>
<p><span id="more-2498"></span></p>
<p>Galiba çok seviyorum. Başlamadan önce gözlerim için biraz endişeliyorum, ama bittiğinde çok sevdim iyi ki izlemişiz diyorum.</p>
<p>Spiritüel filmleri yazacağım dedim ama, bu ara üst üste Hint filmi izleyince ve Hint sineması aslında biraz da maneviyat ve ruhsallık demek olduğundan (belki benim seçip izlediklerimdeki tema öyle olduğundan) önceliği ona vermek istedim.</p>
<p>Genelleme yapmak elbette doğru değil ve hatalı sonuçlara neden olabilir. Ancak, kafanız dağılsın diye, yüzlerce içi boş, aksiyonla, efektlerle ve milyon dolarlık bütçelerle dolu Amerikan filmine kolayca ulaşabilirsiniz. Tabii ki onun da hayat, maneviyat ya da farklı konular üzerine uzun uzun yazılacak, konuşulacak harika örnekleri var. Ama bana öyle geliyor ki, Hint sinemasının bizlere ulaşan filmlerinde, içi boş olasılıklara pek de yer yok. Dolayısı ile, dünyanın Hollywood&#8217;tan sonra ikinci büyük sektörü olan Bollywood&#8217;un dram ve neşeyle dolu bazı filmlerine de bir şans tanıyabilirsiniz.</p>
<p>Ara ara bu yazıyı güncelleyeceğim ve listeye izledikçe yeni filmlerin yorumlarını ekleyeceğim. Üstelik, bir blog arkadaşım da bana bu yazı dizisinde kendi bloğunda eşlik edecek. 🙂 <a href="http://www.herseydenkonusmali.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Her Şeyden Konuşmalı</a> bloğunun sahibi Sinemciğimle birlikte ilerleyeceğiz filmler konusunda.</p>
<p>İşte şimdiye dek yazdığımız Hint filmleri:</p>
<p><a href="http://www.tirtilindusu.com/2017/10/10/hint-sinemasi-pk-yanlis-numaradaki-tanri/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">1. PK: Yanlış Numaradaki Tanrı</a></p>
<p><a href="http://www.tirtilindusu.com/2017/10/12/hint-sinemasi-lion-evimi-bulmaliyim/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">2. Lion: Evimi Bulmalıyım</a></p>
<p><a href="http://www.tirtilindusu.com/2017/10/14/hint-sinemasi-my-name-is-khan-i-am-not-a-terrorist/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">3. My name is Khan: I am not a terrorist</a></p>
<p><a href="http://www.tirtilindusu.com/2017/10/16/hint-sinemasi-sefer-tasi-rastlantilar/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">4. Sefer Tası: Rastlantılar</a></p>
<p><a href="http://www.tirtilindusu.com/2017/10/19/hint-sinemasi-yerdeki-yildizlar-her-cocuk-ozeldir/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">5. Yerdeki Yıldızlar: Her Çocuk Özeldir</a></p>
<p>Önerilerinizi ve yorumlarınızı duymak her zamanki gibi beni mutlu eder. Mutlu ve umutlu bir hafta dilerim.</p>
<p>Sevgiyle&#8230;</p>The post <a href="https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasinin-izinde/">Hint Sinemasının İzinde</a> first appeared on <a href="https://www.tirtilindusu.com">Tırtılın Düşü</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.tirtilindusu.com/hint-sinemasinin-izinde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
