<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Öyküleşen Rüyalar | Tırtılın Düşü</title>
	<atom:link href="https://www.tirtilindusu.com/Blog/genel/oykulesen-ruyalar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.tirtilindusu.com</link>
	<description>Tırtılın D&#252;ş&#252;</description>
	<lastBuildDate>Sat, 09 May 2020 10:00:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.5</generator>

<image>
	<url>https://www.tirtilindusu.com/wp-content/uploads/2020/04/cropped-buttefly-32x32.png</url>
	<title>Öyküleşen Rüyalar | Tırtılın Düşü</title>
	<link>https://www.tirtilindusu.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Rüyalar: Pelikanların Rüyası</title>
		<link>https://www.tirtilindusu.com/ruyalar-pelikanlarin-ruyasi/</link>
					<comments>https://www.tirtilindusu.com/ruyalar-pelikanlarin-ruyasi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yeliz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Aug 2017 16:10:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öyküleşen Rüyalar]]></category>
		<category><![CDATA[Rüyalar]]></category>
		<category><![CDATA[Semboller]]></category>
		<category><![CDATA[Theta Healing]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı Dizisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tirtilindusu.com/?p=513</guid>

					<description><![CDATA[<p>IV. Upuzun bir sahildeyim. Sırtım denize dönük, deniz açık mavi, sonsuz ve pırıl pırıl. Kumlar muhteşem. Burası benden başka hiç kimsenin olmadığı bir deniz kıyısı. Sağ yanımdaki bembeyaz tüylü turuncu gagalı &#160;devasa pelikanı ve sol yanımdaki minicik kulübeyi saymazsak. Hepimizin sırtı denize, yüzü ise sonsuz kum tanelerine bakıyor. Pelikana mesafeli, kulübeye ise yakınım. Pelikan birden [...]</p>
The post <a href="https://www.tirtilindusu.com/ruyalar-pelikanlarin-ruyasi/">Rüyalar: Pelikanların Rüyası</a> first appeared on <a href="https://www.tirtilindusu.com">Tırtılın Düşü</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-2396" src="http://www.tirtilindusu.com/wp-content/uploads/2017/08/749581_orig-300x149.jpg" alt="" width="1000" height="498"></p>
<p>IV.</p>
<p><em>Upuzun bir sahildeyim. Sırtım denize dönük, deniz açık mavi, sonsuz ve pırıl pırıl. Kumlar muhteşem. Burası benden başka hiç kimsenin olmadığı bir deniz kıyısı. Sağ yanımdaki bembeyaz tüylü turuncu gagalı &nbsp;devasa pelikanı ve sol yanımdaki minicik kulübeyi saymazsak. Hepimizin sırtı denize, yüzü ise sonsuz kum tanelerine bakıyor. Pelikana mesafeli, kulübeye ise yakınım. Pelikan birden devasa kanatlarını açıyor. Nefes dahi almadan izliyorum. Sadece kanatlarını açarak, bir kez bile çırpmadan gökyüzüne yükseliyor. Ama nasıl bir yükseliş! Sanki bir sanat! Sanki bir görünmez iple yukarı çekiliyor doğrusal bir şekilde. Sonra bulutları geçmeye başlıyor. Her bulutta &#8220;Ah&#8221; diyorum aşağıda, &#8220;Şimdi o buluta kafasını çarpacak.&#8221; &#8220;Şimdi yok olacak!&#8221; Ama o yükseldikçe yükseliyor, yükseldikçe yükseliyor ve görünmez oluyor. Hissettiğim büyülenme ve hayranlık. Ama tam o anda beklemediğim bir şey oluyor. Pelikan aynı rahatlık ve hızla, yine sadece kanatlarını açarak ve doğrusal bir şekilde yeryüzüne dönüyor. Yaklaştıkça, nefesim kesiliyor, kalbim deli gibi çarpıyor. Her nedense, onun beni öldüreceğinden eminim. Sürekli &#8220;Beni öldürmek için geliyor, bana zarar verecek.&#8221; diyorum ve yapabileceğim tek şeyi yapıp kulübeye giriyorum.</em><span id="more-2492"></span></p>
<p><em>Kulübe bir gardrop büyüklüğünde, ancak bir çocuk saklanabilir, sığamıyorum. Kapısı kapanmıyor, başım ise tenteye değiyor. İki elimle kapı kolunu çekip sadece dua ediyorum. &#8220;Allahım lütfen, lütfen bana ulaşamasın!&#8221; Ama o ayaklarıyla tam da başımın üstüne denk gelen tenteye konuyor ve gagasının olanca gücüyle kapıyı zorluyor. Tam bu esnada gözümü açtığımda, korkudan ölebilirdim.</em></p>
<p>Uzun uzun düşündüm. Gülay&#8217;la belki saatlerce pelikanın ne olabileceğini konuştuk. Günlerce pelikanın ne olduğunu anlamaya çalıştım, yabancı sitelerde, ulaşabildiğim tüm kaynaklarda aradım durdum. Yardım istemiştim, bana bir şey gelmişti. Ben yardım isterken, gelecek yardımı hiç böyle hayal etmemiştim ki. Ve sonunda ben onu itmiş, ondan saklanmış ve çığlıklar atmıştım.</p>
<p><em>&nbsp;&#8220;Neden pelikan? Neden hayatımda bir kez bile görmediğim o hayvan?&#8221;&nbsp;</em>Bu sorunun yanıtı beni <em>erk hayvanları</em> konusuna kadar götürecekti. Ama o da başka bir yazının konusu.</p>
<p>V.</p>
<p>Bu rüyanın hemen sonrasında, birkaç ay önce pasta yaptığım çok tatlı birisi, &nbsp;Theta Healing eğitmeni olduğundan bahsetti. Ben de reiki yaptığımı ve şu an için sadece reikide yol almak istediğimi söyledim. Bolluk ve bereket konularındaki sıkıntılarım üzerine mesajlaştığımız bir gece, rüyamda sorayım nedenini dedim. Unutamayacağım bir rüya bana nedenini anlattı.</p>
<p><em><br>Bir kıyı kasabasındayım, Türkiye gibi değil, solda Japon olduğunu düşündüğüm iki kadın var. Balık ayıklıyorlar. Ama size o balıkların güzelliklerini anlatamam. Kırmızımsı mercan renginde iki muhteşem balık. Bakarken hayran oluyorum. Ve sürekli şu cümleleri kuruyorum. &#8220;Aman Allah&#8217;ım, bunlar nasıl balık. Ben hayatımda hiç ama hiç böyle güzel bir balık görmedim. Ben hiç böyle güzel balıklar yemedim. Nasıl bu kadar güzeller.&#8221; Üç dört adım atıp iki büklüm oluyorum, midem korkunç bir şekilde kasılıyor. Bir şey yukarı çıkıyor ve ben birden o kırmızı balıkların onlarcasını içimden çıkarıyorum.Bir yandan ağzımdan döküldüklerini görürken bir yandan inanamıyorum. Nasıl yani, ben onlara sahip miydim? Kaynak ben miydim?</em></p>
<p>Bu rüyanın muhteşem netlikteki yanıtı üzerine, evine gidiyorum ve ilk theta çalışmamı gerçekleştiriyorum. Çıktığımda belki bambaşka beklentilerle gitmiş olduğumdan, deneyimi çözemiyorum. Daha doğrusu, anlamıyorum. Hiçbir şekilde anlamıyorum. İnternette okuduğum hiçbir şey de anlatamıyor bana Theta&#8217;yı. Hep aynı cümleler&#8230; Bir kişi de yok mu kendi deneyimini anlayabileceğim gibi anlatsın. <em>-O ben oldum yine, iyi mi?-</em>Hatta Sinem&#8217;in doğum gününden bir gün sonrası o gün. Hediyem ulaşmış, Sinem arıyor teşekkür etmek için. Ama toparlayamıyorum kelimeleri, <em>bir çalışmadan çıktım ama kafam hiç yerinde değil</em>, diyorum, kendimce saçmalıyorum konuşmada. Anlamadığım için <em>Reiki iyi diyorum kendime, ikinci bir şifa yöntemine gerek yok, zaten pelikan konusunu da çözemedim cevap orada.</em></p>
<p>İçim rahat, konu sonsuza dek kapandı.</p>
<p></p>
<p>VI.</p>
<p><em>Sadece bir ay sonra, yine bir rehber rüya geliyor. Kardeşlerimle doğum günümü kutluyormuşuz gecikmeli olarak. Bana at kiralamışlar bir saatliğine, akşam altıda teslim edecekmişiz. Ata binmek istemiyorum, at sanki benimle konuşuyor, korkmana gerek yok benden, diyor. Bırakıyorum bir yerlerde ve bir köy evinde buluyorum kendimi. Bir meydanda, içeride kalabalık. Tek katlı bir ev. Saatin altı olduğunu görünce, korkuyla kapısını açıyorum evin. Erkek kardeşimin atı bulup geri getirmesini istemek için. O esnada, Gökmen önde at arkada geliyorlar. Ama at beni görünce, geriye dönüp çılgınca koşuyor, kaçıyor. Ben ya kaybolursa ya geri veremezsem korkusundayken, at yerden ağzına bir şey alıyor ve bana doğru koşmaya başlıyor. Ağzındakinin de bir hayvan olduğu kesin ve bu beni aşırı korkutuyor. Ne getirdiğini biliyorum, onu istemiyorum, onu hemen at ağzından, diye çığlık atıyorum. Ama kimse onu durduramıyor. Ve o ağzındakini önümdeki iki basamağa bırakıp bana gülümserken ben yerde ne olduğuna bile bakamayıp kapının arkasına saklanıp kapıyı üstüme bastırıyorum. Kafamı uzattığımda, yerde sersemlemiş ve yorgun bir pelikan görüyorum. Uyanmadan önceki son sözüm, &#8220;Yine mi pelikan? Ooff&#8230;&#8221;</em></p>
<p>Sabah kız kardeşimi arıyorum ve rüyamı anlatırken, <em>&#8220;Abla inanmıyorum!&#8221;</em> diyor, <em>&#8220;Ben de dün gece rüyamda seni gördüm. Onlarca beyaz atın yanındaydın, bunlar nereden çıktı, neden buradasın, diyordum. &#8216;Ne kadar çok sevdiğimi bilmiyor muydun?&#8217; diyordun.&#8221;</em></p>
<p>Sonra Gülay&#8217;dan şu yorum geliyor: <em>&#8220;O kadar dibinde bir şey var ki, fark etmiyorsun. O neyse yürü diyor artık rüya. Bollukla, saflıkla, sağlıkla. Ayrıca, güçlü bir koruyucun var.&#8221;</em></p>
<p>Benim bir kez daha onun ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yok.</p>
<p>VII.</p>
<p>Tam bu dönemde, çok ama çok sevdiğim bir insanın kanser olduğunu öğrendim. Dünyanın en güzel çiçeklerinin ve düğün pastalarının yaratıcısı ustam Ayşem hocam&#8230; Elimden sadece reiki yapmak geliyordu ve reiki yapıp dua ediyordum. Etkisini gördüğünü söylüyordu, ama yine de çektiği acı&#8230; Kabul edilebilir gibi değil.</p>
<p>Bir gün bana bir mesaj attı. <em>&#8220;Yeliz, dün bana bir şey yapıldı. İlk kez kendimi bebek gibi hissettim. Ağrılar gitti, o neyse şu kişiye sorup öğren ve onun eğitimini al lütfen.&#8221;</em> dedi. <em>&#8220;O kadar mı?&#8221;</em> dedim. <em>&#8220;O kadar.&#8221;</em> dedi.</p>
<p>Mesajın cevabını beklerken yanıtı hissediyordum ve içimden ne olur yine şu <em>theta</em> olmasın diyordum.</p>
<p>Yönlendirdiği kişiden cevap geldi: <em>&#8220;Theta healing. Düşünürsen, bir hafta sonra eğitimi var.&#8221;</em></p>
<p>Ve yine şunu dedim. <em>Bu eğitimi neden alayım? Benim izlemem gereken yol, pelikanlardı&#8230; Ama pelikanların neyi simgelediğini bir türlü bulamıyorum ki&#8230;</em></p>
<p>İzninizle, artık hesabı istiyorum. Bir <a href="http://www.tirtilindusu.com/2017/08/12/ruyalar-tesekkur-ederim/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">sonraki</a> yazı için&#8230;</p>
<p>***</p>
<p><em>Sanki rüyam için çizilmiş olan ilk görsel <a href="https://www.etsy.com/listing/181968595/pelican-art-seabird-photograph-bird?ga_order=most_relevant&amp;ga_search_type=all&amp;ga_view_type=gallery&amp;ga_search_query=pelican%20art&amp;ref=sr_gallery_2" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buradan alındı.</a></em></p>
<p><em>Sanki rüyam için çizilmiş olan ikinci görsel&nbsp;<a href="https://www.google.com.tr/imgres?imgurl=https%3A%2F%2Fs-media-cache-ak0.pinimg.com%2F736x%2F18%2F88%2Fbd%2F1888bddca51410f8d37106922968e91a--pelican-tattoo-pelican-art.jpg&amp;imgrefurl=https%3A%2F%2Fwww.pinterest.com%2Fexplore%2Fpelican-tattoo%2F&amp;docid=tZ8OTGiu3LMOzM&amp;tbnid=E2MbWVsAYPQyzM%3A&amp;vet=10ahUKEwio9rmOmtDVAhXJE5oKHTV4B2AQMwgxKAwwDA..i&amp;w=400&amp;h=502&amp;bih=589&amp;biw=1366&amp;q=pelicans%20art&amp;ved=0ahUKEwio9rmOmtDVAhXJE5oKHTV4B2AQMwgxKAwwDA&amp;iact=mrc&amp;uact=8" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buradan alındı.</a></em></p>
<p><em>Sonuncusu ise&nbsp;</em><a href="https://www.sevendaysvt.com/vermont/art-review-judith-vivell/Content?oid=2359964" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>buradan alındı.</em></a></p>


<p></p>The post <a href="https://www.tirtilindusu.com/ruyalar-pelikanlarin-ruyasi/">Rüyalar: Pelikanların Rüyası</a> first appeared on <a href="https://www.tirtilindusu.com">Tırtılın Düşü</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.tirtilindusu.com/ruyalar-pelikanlarin-ruyasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Paslı Makas</title>
		<link>https://www.tirtilindusu.com/pasli-makas/</link>
					<comments>https://www.tirtilindusu.com/pasli-makas/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yeliz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jun 2017 13:44:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öyküleşen Rüyalar]]></category>
		<category><![CDATA[yazılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tirtilindusu.com/?p=360</guid>

					<description><![CDATA[<p>#başkatürlübitmezbazıdostluklar #öyküleşenrüyalar Biliyorum, en çok gerçek olanı anlamak zor. Bu nedenle, size gerçeği tane tane anlatmayı deneyeceğim. Anlatmak, anlatmaya çalışmak bir bakıma benim için de bir sürpriz olacak. Ben de anlamamış olabilirim mesela. Böyle karışık bir dünyada bu da mümkün. Onu en son gördüğümde bir hastanedeydi. &#8216;Ne demişti Hamlet, &#8220;Olmak ya da olmamak, işte mesele [...]</p>
The post <a href="https://www.tirtilindusu.com/pasli-makas/">Paslı Makas</a> first appeared on <a href="https://www.tirtilindusu.com">Tırtılın Düşü</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><em>#başkatürlübitmezbazıdostluklar</em></p>
<p style="text-align: right;"><em>#öyküleşenrüyalar</em></p>
<img decoding="async" class="aligncenter wp-image-2403" src="http://www.tirtilindusu.com/wp-content/uploads/2017/06/mending05-1440x936-1-300x195.jpg" alt="" width="1000" height="650">

Biliyorum, en çok gerçek olanı anlamak zor. Bu nedenle, size gerçeği tane tane anlatmayı deneyeceğim. Anlatmak, anlatmaya çalışmak bir bakıma benim için de bir sürpriz olacak. Ben de anlamamış olabilirim mesela. Böyle karışık bir dünyada bu da mümkün.<span id="more-2485"></span>

Onu en son gördüğümde bir hastanedeydi. <em>&#8216;Ne demişti Hamlet, &#8220;Olmak ya da olmamak, işte mesele bu!&#8221;</em> O bana bu repliği hatırlatmış, ben küçük bir kahkaha atmıştım. Bir yerde bir şeyler devrilmişti. Birileri höpürdeterek bir şeyler içmekteydi.

İşte dostluğumuzun sırrı, en olmadık zamanlarda en olmadık anımsamaları yapmak. Hayata böyle tutunmak.

Ben onu o gün orada bıraktım. <em>Görüşeceğiz,</em> diyerek. Birbirimize, bir bakışla dostluğumuz için teşekkür ettik, sessizce. İkimiz için de sessiz bir vedaydı. Yalnızca ikimiz için belirgin olan.

Çıkınca, paslı makasımı buldum. Biraz eskidir, ama kesip atmakta usta olduğumdan elimde eskimiştir. Keserken kendinden bir iz bırakır, kesende de, kesilende de, kendinde de&#8230; O paslı makasla şehrin haritasından o bölgeyi keserek ayırdım. Haritayı kaldırdım, gökyüzüne baktım, o küçücük delikten. Gökyüzü, maviydi. Masmaviydi&#8230;

Ertesi gün, bir sihir buldum hayatta. Hiç olmayacak bir şey diledim. Hiç olmayacak şeyler, bazen olur. Düz çizgiye baktım, <em>sen düz değilsin aslında</em> dedim. Hele artık hiç değilsin.

Düz çizginin şimdiden sonrasını bir silgiyle sildim. Silgi, böyle zamanlarda çok önemlidir. Aslında silgi, en önemli kırtasiye malzemesidir. Neyse ki, kalemim, silgim &nbsp;ve paslı makasım hep cebimdedir.

Ne diyordum, şimdiden sonrasını çok ince bir çalışmayla sildim. O benim için artık gereksizdi, herkesin öğrendiği ve bildiği tek gerçeklikti. Onunla, artık işim yoktu.

Çizginin bitiş noktasından biri yukarı, diğeri aşağı ivmeli iki doğru çizdim. Tarih çizgisinde sonluluk yaratmamak için uçlarına oklar ekledim.

Aşağı oku çizerken, biraz ağladım. Elimde bir toprak, önümde bir çukur bakakaldım. Çevrem, onun çevresiyle doluydu. Üzgün gözlerle yüzlerine baktım. O henüz gözle görünür ölçüde aramızdayken, hiç olmazsa bir anlığına onu gerçekten anladıklarına dair bir iz aradım. Sonra anımsadım&#8230; Hayatımın ilk ölüm haberini kadınlarla dolu bir odada almıştım. Herkes ağlıyordu, muhtemelen en geç on yıl içinde kendilerinin de o sonsuz karanlığa gideceklerini düşünerek. Oysa, karanlık olan içine doğduğumuz bu gezegendi. En azından biz böyle düşünürdük onunla. Gittiği yerde -muhtemelen pek de uzak değildi, bir ağaç arkasında bizi izliyordu belki- yanımdaki kıza onu çok sevdiğini söylemediği için pişman mıydı mesela diye düşündüm. Önemsemezdi ki bu konuları. Ben önemsediğim için benimle dalga geçerdi. Bende kalp acısı, onda ise dünyanın acısı her zaman daha büyüktü. Daha sonra tanıyacağım Tezer Özlü gibi.

Onunla konuşmayı denedim. <em>&#8220;İyisin di mi, ben de geleceğim bir ara. O zamana kadar kendine iyi bak. Burada olmaz,-çünkü ben hala bazı tabuları yıkamadım- ama bir şekilde aramızdaki perdeyi geçmeyi denersen sana en sevdiğin şaraplardan getiririm. Birlikte içeriz. Biraz Sheakespeare, biraz Beckett&#8230; Neyi özlersen, bana söylemen yeterli. Yeter ki unutma&#8230; Eğer böyle bir imkanın olursa beni korkutmaktan hiç çekinme, tamam mı?&#8221;</em> dedim. Biraz da, gitmek isteyen o değilken neden onun gittiğiyle ilgili birkaç sitem ettim. Önce ben de bana taa küçükken öğretilen ama anlamını hiç bilmediğim şeyleri okudum, ardından Beckett&#8217;in manidar bir sözüyle veda ettim. Herkes tarafından terk edilmişti. Bizimse dostluğumuz yeni başlıyordu. Ağlayanların yanından gülümseyerek geçtim. <em>Bunların hepsi deli</em>, dedim. <em>Bunların hepsi deli,</em> dedi&#8230; <em>Tutunamayanlar,</em> dedim. <em>Unutma, sen aslında ölmedin. Sadece istediğin kişilere görünebileceğin bir oyun buldun. Hepsi bu.</em>

<em>Keşke okusaydım,</em> dedi. <em>Ben sana okurum, sen bu görünüp kaybolmanın şimdilik tadını çıkar,</em> dedim.

Yürüdüm. O kadar çok yürüdüm ki, çizgimin bitiş ve başlangıç noktasına döndüm. Bir an tarihle böyle oynayabildiğim için sınırlı aklımla sınırlı aklıma iltifatlarda bulundum.

Yukarı çıkan oka baktım. O okun artık düzlemle işi yoktu. <em>Beni nereye götüreceksin,</em> dedim. <em>Nereye gitmek istersin,</em> dedi. <em>Buralara benzemeyen bir yer olsun, mesela çöl&#8230; Son zamanlarda ne çok ilgimi çekiyor,</em> dedim. <em>Tamam yaşam haritana bir çöl deneyimi ekliyorum, zamanı geldiğinde kendini çölde bulacaksın,</em> dedi. <em>Kendini bulmak isteyen herkes, önce her şeyin yitirildiği o çölden geçmelidir,</em> dedim. <em>Ne çok şey biliyorsun,</em> dedi. <em>Ne yazık ki çoğu şeyi biliyorum,</em> dedim. Kitaplardan&#8230;

<em>Ama&#8230;</em> dedi. Bir ama demeliydi bana, her zaman bir ama olmalı çünkü. &#8216;Ama&#8217;sız bir yaşam henüz icat edilmedi.

<em>Ama, dostunu içine gömmen ve hayata teslim etmen gerekecek,</em> dedi. <em>Öyle güzel bir bağa eriştiniz ki, yüzlerce yıl dahi geçse, birbirinizin dostluğunu hep içinde taşıyacaksınız böylece. Ama gündelik yaşam aranıza girerse, tatsızlaşan ve sıradanlaşan hayatlarınıza birlikte bakacaksınız,</em> dedi. <em>Saçma, neden böyle olsun ki,</em> dedim. Nedenini bilmiyordum. Oysa, her zaman bir neden de vardır.

Üst üste şimşekler çakıyor ve haziran ortasında bir kıyamet kopuyordu. <em>Acele et, yağmur birkaç saate bitecek,</em> dedi. Yağmur biterse, anın büyüsü bitecekti. <em>An andır</em>, dedi. <em>An andır</em> dedim.

<em>Dostumu, içime gömeceğim. Böylece, hep benimle kalacak ve ona kitaplardan, mucizelerden, okyanuslardan, çöllerden ve şairlerden bahsetmeyi sürdüreceğim. O bunları hep duyacak, bilecek&#8230; Bunu dostluğumuz için yapacağım. Bir dost, bunun neden böyle olması gerektiğini dile getiremese de tüm kalbiyle bilir,</em> dedim.

<em>Öğreniyorsun,</em> dedi.

Öğreniyordum. Beynimle değil, kalbimle&#8230;

Paslı makası aldım, saçımdan birlikte uzattığımız birkaç teli kestim ve sakladım.

<em>Gittiğin her yerde kalbin sana dost olsun,</em> dedim.

<em>Kalbim sana hep dost,</em> dedi.

Minnetle&#8230;

<em>#çünküvedaedilemeyenlerebirvedaöyküsüolmalıydı</em>

<em>Bu öyküye uyan muhteşem görsel bu siteden alınmıştır. <a href="https://www.ignant.com/2013/03/14/the-mending-project/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.ignant.com/2013/03/14/the-mending-project/</a></em>The post <a href="https://www.tirtilindusu.com/pasli-makas/">Paslı Makas</a> first appeared on <a href="https://www.tirtilindusu.com">Tırtılın Düşü</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.tirtilindusu.com/pasli-makas/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>16</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
