Acıyı Dönüştürmek

Kalbimin bir yanıyla ayak izlerini yürüdüğüm Tezer Özlü, şöyle demişti:

“… hiç değilse acıları dönüştürecek sözcüklere sahip olduğumu düşündüm. Ama diğer insanlar, acılarını, yaşantılarını, uykusuz gecelerini, umut ve umutsuzluklarını ne yapıyorlar?”

Tezer Özlü’nün bu sorusunu elimde kağıtla, kalemle ya da gece yarısı bir klavyenin başında kendime kaç kez hatırlattım bugüne dek, bilmiyorum. Her defasında “Sahi ne yapıyorlar?” diye sorarak. Belki bir heykel, belki bir örgü, belki birkaç müzik tınısı, nehrin altındaki nehre insan ruhunu bağlayan herhangi bir şey işte, en iyi ihtimalle. Okumaya devam et “Acıyı Dönüştürmek”

Theta Healing: 27- Gün Sonu Raporu

Bayağıdır hikayenin geri kalanını anlatmıyorum size. Oysa, itiraf etmem lazım. Sıklıkla dönüp eski yazılarımı okuyup bazen “Ah!” diyorum biliyor musunuz? Ah, üzüntüden değil. Nasıl berrak bir zihinle ve nasıl güzel anlatılmış hikaye. Fazlası yok eksiği çok. Ama en çok, içimdeki saf sevgiyi hissediyorum yeniden okurken. Saf niyet, saf sevgi. Çok az kişinin gerçekten hatırladığına ama uyanışın başladığına duyulan inanç. Hala öyle güçlü ki! Okumaya devam et “Theta Healing: 27- Gün Sonu Raporu”

Bulanık Sular Üzerine Serilmiş Bir Köprü Gibi

Hayatımın son iki ayı, alev alev yanan ama bir o kadar dingin, sessiz bir ateş. Bozcaada’da kendimle başbaşa kaldığım o dolunay gecesinden, akrep dolunayından beri… Bir şeyler yıkılıyor ve daha derin bir şey kuruluyor belli ki. Zaten, son iki dolunayın güneş burcum olan akrep ve yükselenim yayda olduğu düşünüldüğünde, astroloji de aynı bilgiyi veriyor. Ve sezgisel insanlar için ucu bir şeye çıkacak o delirtici sessizlikle baş etmek… Ne demek istediğimi bilenler mevcut, biliyorum.

Az önce başka bir yazının içindeyken ve az daha paylaşacakken, bir titreşim hissettim omuzlarımda ve birden gönderilen bir düşünce formu kafamın içinde bir yerde. Bana, “Ben bulanık suların üzerindeki o köprü olacağım, beni daha önce hiç böyle derin hissetmedin, lütfen devam et,” diyen. Okumaya devam et “Bulanık Sular Üzerine Serilmiş Bir Köprü Gibi”

Bildiğimiz, Unuttuğumuz, Sonra Yeniden Hatırladıklarımız Üzerine…

Bugün tarihlerden 16 ekim saat 23:29. Bu yazıyı şimdi yazıyorum ama çok daha sonra paylaşacağım. Beklediğim bir şey var. Vaktiniz var mı? Buyrun öyleyse, size biraz hikayemi anlatayım…

I.

5-6 yaşlarında olmalıydım. Belki biraz daha büyüğüm. Hatırladığım şey, temizlik yapan anneme kendimce yardım ettiğim. Elimde bir toz bezi, evde seramik biblolar var oldukça büyükler. Onların tozunu alıyorum oynarcasına. O an anneme şöyle diyorum.

“-Anne bunları yapanlara ne denir?

-Seramikçi denir kızım.

-Ben ileride bunları yapıp satan kişi olacağım. İnsanlar bana gelecek, para verecek ve ben de elimle yaptıklarımı onlara vereceğim. Onlar da evlerine götürecekler.”

Ne olacaksın sorusuna artık seramikçi diyorum. Bu anı sonrasında elbette unutuluyor. Zaman makinemi biraz daha ilerletiyorum. Okumaya devam et “Bildiğimiz, Unuttuğumuz, Sonra Yeniden Hatırladıklarımız Üzerine…”

Öyle-sin-e

Bir an için daha fazlası olduğunu düşün:

Okuduğun bütün kitaplardan,

Sevdiğin hikaye kahramanlarından,

İçtiğin güzel şaraplardan,

Gördüğün tüm günbatımlarından

ve göremediğin yıldızlardan.

Kumunu sevdiğin denizlerden,

Yeşilini sevdigin vadilerden,

Sevdiğin tüm insanlardan

ve sevemediklerinden.

Geçtiğin dostlardan

ve geçemediklerinden.

İhanetlerden. Heyecanlardan. Gözyaşı ve kahkahadan.

Sözlerden, canını yakan sözlerden

ve yara bandı olanlardan.

Konuştuğun tüm dillerden

ve henüz bilmediklerinden.

Adım attığın tüm kara parçalarından

Seni yeniden çağıran, seni sessizce çağıran… 

ve nefesin yettiğince atacaklarından.

Gördüğün rüyalardan

rüyanda bile göremediklerinden.

Aldığın bütün kararlardan

ve henüz alamadıklarından

Hepsinden fazlası olduğunu düşün

Çünkü zaten öyle-sin…

 

Okumaya devam et “Öyle-sin-e”

Kitap Önerisi: İletişimde Kalınan Kitaplar

Bu dünyaya dönüşmeye, tekamül etmeye geldik ve farklı titreşim ve frekanslarla, maddeyle, diğer insanlarla temas ettiğimiz her salise bunu gerçekleştiriyoruz. Öyleyse, ne mutlu dönüşüm yolculuğunda kendisini dikey besleyenlere…

Size o yolculukla eşlik edecek bazı kitapları burada listeleyeceğim. Ancak, listeye geçmeden bir şeyin altını çizmek isterim. Bu kitaplar bana kendi dönüşümümde yardımcı olmuş ve halen yardımcı olmakta olabilir ama size hitap etmeyebilir. Bir başkası benim başucu dediğim bir kitap hakkında olumsuz düşüncelere sahip olabilir. “Hangi kitapları okumalıyım?” sorusu bana daimi olarak sorulduğundan, bende etkisi olan bazı kitapları sizinle paylaşmak istedim. Kitapların tamamına yakını ruhsal dünyaya ait, bazıları ise roman olmasına rağmen içlerinde hazineler var. Dilerseniz kitapların isimlerini alın gözlerinizi kapatın ve kalbinize sorun. Hafif mi ağır mı? Cevabı hissiniz versin… Okumaya devam et “Kitap Önerisi: İletişimde Kalınan Kitaplar”