Theta Healing: 30- Erdemleri Acıyla Öğrenmek

“Çok daha kolay geçen yaşamların da oldu. Ama onlardan pek fazla bir şey öğrenemedin.” Michael Newton

Yazmak istediğim çok şey var ama ne zaman kelimelere kalem tutsam çil yavrusu gibi dağılıyorlar bu ara. Kendi içimde spiralde kıvrıla kıvrıla sessizleştiğim, dem aldığım bir dönemdeyim. Ve tam o anda Michael Newton’ın bilmem hangi kitabında okuduğum bu cümle geliyor ve bana yazdığım alıntıyı söylüyor. Bugün bir kez daha aynı hissi yaşayınca, tamam dedim. Konumuz meğer buymuş 🙂

En çok kullandığım cümle “Acıyla tekamül etme zorunluluğuna gerek olmadığı” Neden? Bunu sürekli kendime hatırlatıyorum da ondan. Hatırlatırken üzülüyorum da bazen. Yine neden hatırlamam gerekti diye. Konu Mirkelam şarkısına dönüşüyor gözümde: “Sonra üzülsem, üzüldüğüme üzülsem…”

Seminerlerde, bu konuyu yüksek benlikle anlatırım. Yüksek benlik, ileri seviye (2. aşama) seminerinin konusudur ve neden acıyla tekamül ettiğimizi bana en iyi açıklayan olmuştur.

Bu dünyaya birçoğumuz bir amaç için geldiğimize inanırız. Açıkçası, inanmak bende neredeyse bilmek noktasındayken bile şunu itiraf edebilirim, eğer böyle olmasaydı bile o amacı yaratmak, bence hayrımıza olurdu. Hepimiz güçlü roketler ya da hızla fırlayacak oklar gibiyiz ama bir hedef/amaç yoksa roketin de okun da bir anlamı yok.   Okumaya devam et “Theta Healing: 30- Erdemleri Acıyla Öğrenmek”

Fili Anlamak

Şubat 2018’di, hep bir gün kapısını çalacağımı düşündüğüm bir çiftin kapısının çaldım. Bilgilerine, bilgiyi kullanma şekillerine saygı duyduğum. Henüz seminer düzenlemeye yeni başlamıştım. Çok hevesliydim. Ben dönüşüyordum, insanlar dönüşüyordu. Sanki dünya, benim dünyam bambaşka bir hale evriliyordu. Bir basamak atlar ve tüm oluşu birkaç basamak daha manzaralı izler gibiydim. Hala o histeyim.

Oraya neden gittiğimi bilmiyordum, sezgilerimi dinlemiş, eşim dışında da kimseye bir kelime dememiştim. Ama duyacaklarımı biliyormuşum, duyunca karşılıklı anladık. O gece orada duyduklarımı zaten gitmeden hatırlamışım ama neredeyse cümle cümle hala hiç unutmadım.  Okumaya devam et “Fili Anlamak”

Theta Healing: 29- Vesile Olmak

Her Theta Healing Basic Dna seminerine tekniğin ana kurallarını açıklayarak başlarız. Bunlardan bir tanesi “vesile olmak”tır.

Son seminerimde birçok farklı tekniği deneyimleyen bir öğrencim, bu açıklamadan çok mutlu olduğunu söylediğinde, bir an bu konudan blogumda hiç bahsetmediğimi düşündüm. Oysa, ortak kanımız daha çok üstünde durulması yönünde oldu.

Gelin size tanık olmak vesile olmak nedir biraz ondan bahsedeyim. Okumaya devam et “Theta Healing: 29- Vesile Olmak”

Theta Healing: 28- Derin Kazılardan…

Emily Schmith’e ait Digging tablosu

Birkaç haftadır, şişmiş bir burun ve boğazda yanmayla uyanıyorum. Hikaye çok tanıdık. Allerji… ve yaklaşan bahar. Geçtiğimiz yıl, gluten, süt ürünleri, kafein, meyve, şeker ve tahmin edebileceğiniz her şeyi içeren bir diyete girmiş ve tüm bu sorunlardan kurtulmuştum. Son dönemde, yediklerime hiç dikkat etmediğimden (yok ay boğadaydı, İzmir boyozuydu, şehir dışında olunca sınırsız yemekti, anne yemekleri vs. gibi sınırsız bahane listemden ötürü) bir ay içinde de genellikle 3 şehir değiştirdiğimden, konu geri döndü. Sabah bir akrabam aradı ve sesim nedeniyle çok hasta olduğumu falan sandı. Telefonu kapatınca kendime, hadi kızım otur kendini kaz, ilaç almıyorsun, çalışma yapmıyorsun, her sabahın böyle mi geçsin birkaç ay dedim. Tabii ki, gözümü bile açamamışken oturup kendimi kazmadım. (Hep dürüst olacağım bu konularda, biliyorsunuz değil mi?) Onun yerine çay içip brownie yedim! Resmen intihar. Neyse…

Yediğimiz, içtiğimiz konunun sadece bir kısmı, diğer kısmı ise buna neden olan duygu ve programlarımız. Bunu theta healing advanced seminerinde de detaylı konuşuruz. Örneğin, diyelim ki ben bir vitamini meyveden alamıyorum. Bu aslında sadece vitamin eksikliği sorunu değildir, vitaminler ikinci varoluş seviyesindedir. O seviyenin var oluş enerjisi sevgidir. Bu benim sevgiyi alamadığım anlamına gelir. Sevgi konularında çalışana dek, dışarıdan vitamin alarak ancak ikinci varoluş seviyesiyle dengelenirim. Birinci varoluş seviyesinden bir minerali bedenim alamıyorsa, bu kez de konu destektir, desteklenmektir. Çalışacağım konular bunlardır, gibi…

Son derece keyifsiz uyandığımdan, güne daha dingin başlamak ve biraz kafamı dağıtmak için elime yarım kalan bir kitabımı aldım. Spiritüel Yasalar/ Diana Cooper.

Spiritüel yasalardan bağlılık konusuna geldim. Diyordu ki, “Bağlı olduğunuz şey, her kim ya da her neyse, sizi manipüle edebilir. Artık özgür olamazsınız. İpin ucunda sallanan bir kukladan farkınız kalmaz.”  Okumaya devam et “Theta Healing: 28- Derin Kazılardan…”

Theta Healing: 27- Gün Sonu Raporu

Bayağıdır hikayenin geri kalanını anlatmıyorum size. Oysa, itiraf etmem lazım. Sıklıkla dönüp eski yazılarımı okuyup bazen “Ah!” diyorum biliyor musunuz? Ah, üzüntüden değil. Nasıl berrak bir zihinle ve nasıl güzel anlatılmış hikaye. Fazlası yok eksiği çok. Ama en çok, içimdeki saf sevgiyi hissediyorum yeniden okurken. Saf niyet, saf sevgi. Çok az kişinin gerçekten hatırladığına ama uyanışın başladığına duyulan inanç. Hala öyle güçlü ki! Okumaya devam et “Theta Healing: 27- Gün Sonu Raporu”

Theta Healing: 26- Söz Onlarda…

İstanbul basic dna gruplarımdan ikincisi… Bağını hiç koparmayan, en aktif whatsapp grubunu oluşturan altı kişi… Uzun zamandır onlardan gelen yorumları paylaşacaktım, hep bir engel çıktı. Şimdi üçünün bloğuma göndermiş olduğu yorumları derledim sizinle paylaşacağım 🙂 Ben ilk günün enerjisinden şimdi geldiğimiz noktaya inanamıyorum. Buna tanık olmak öylesine güzel ki… Hepimizin yolu bir, ışık ve sevgi olsun… Okumaya devam et “Theta Healing: 26- Söz Onlarda…”

Theta Healing: 25- Balık, Balık, Balık…

Yunanistan’ın yaşattığı büyülü theta healing anılarıma bayılmıştınız, doğruyu söyleyin. Ama hikaye, öyle hemen bitmiyor. -Çok şükür- Zamanın içinde yeni karşılaşmalar, olasılıklarla kendisini yazıyor. Gelin size yeni sembolümden bahsedeyim. Vaktiniz var mı? Yazmazsam unuturum, işte bundan çok korkuyorum. Üstelik yazı bilinen en eski meditatif uygulamalardan, boyutlar arasına açılan en büyülü kapı. E, yazım dilimi de seviyorsunuz. Kendime saklamamın bir anlamı yok 🙂

Bir gün burada anlatmak istediğim bir deneyimim var. Çok etkilendiğim arketiplere dayalı bir danışmanlık hizmeti aldım şubat ayında. Çok saygı duyduğum kişilerden. Rüyamda onlarla görüşüyorum yeniden. Bir sorum var sanki, ama sorumun ne olduğunu bilmiyorum. Bana tek bir cümle söylüyorlar. “Zamanı geldi, hastaneye git.” Sonra beni aile yemeklerine davet ediyorlar ve şöyle diyorlar. “Bugün balık günümüzdü.” Onlara sarılarak balıklarla dolu masaya oturuyorum. Uyandığımda mutluyum ama korkuyorum da. Bilinen hiçbir sağlık sorunum yok, her gün kendime beden taraması yapıyorum. Vianna, korktuğunuz hastalıkları bedeninizde göremezsiniz, demişti. Bu cümleyi unutmaya çalışıyorum.  Okumaya devam et “Theta Healing: 25- Balık, Balık, Balık…”

Theta Healing: 24- Gönül’ün Mektubu

Kutub Şimşek, Ot dergisindeki yazısında;
“Birşey içindeki acıyı hafifletiyorsa ona inanırsın” demiş.

Yıllarca melankolik yaşamış, bunun için haklı nedenleri olmasına rağmen acısını sündürmüş, acıdan baymış birisi olarak söylüyorum; acınızın hafiflemesini ve hatta geçmesini istiyorsanız; o acıdan mutluluk elde eder, teşekkür bile edersiniz. Edebilirmişsiniz, olay yerinden bildiriyorum.
Geçen yıl bu zamanlar, hayatımın artçı depremleri yıkıma hazırlanırken…
Geçen yazın sonu, koca şehrim yıkılmışken ömrümde. Okumaya devam et “Theta Healing: 24- Gönül’ün Mektubu”

Theta Healing: 23- Kalbin Şarkısı

Geçen sene temmuz sonuydu. Basic dna eğitimini martta almıştım. İkinci eğitim olan advanced’i ise temmuz sonu. O eğitimin ikinci günü, benim hayatımı dönüştürecek bir şey, tam anlamıyla kafama sert bir tuğla gibi inmişti. -Bunu hep kitaplardan bekleyecek değiliz ya? -Kendimi oyaladığım bir kabuk açılmış içinden hiç de yüzleşmek istemediğim ama kaçınılmaz olan bir şeyler çıkmıştı. Ve çok mutluydum. Bakın ben bir akrebim. 🙂 O dibin karanlığını, rutubetini, cesaretini severim.  Okumaya devam et “Theta Healing: 23- Kalbin Şarkısı”

Theta Healing: 22- Evren Rehberdir Ruhu Uyanana…

– Theta healing eğitimi almalı mıyım? Bu benim için iyi mi?

– Bir gül ile bir gül bahçesi satın alıyorsun.

Bir gül ile gül bahçesi kurmak… Dünden beri bu cümlenin içindeyim. Tüylerim diken diken. Dün ilk İstanbul grubumdan Meltem paylaştı benimle bu anıyı. Eğitim için Cevaplar Kitabını açmış ve bu cümleler çıkmış karşısına Mesnevi’den.

Geçtiğimiz yıllarda bir kaktüs almıştım Ikea’dan. Benim için anlamlı bir döngüde. “Ölür.” demişlerdi alırken. “Buralardan alınanlar yaşamaz.” Biliyorum, duyar çiçekler ve konuşurlar da. Ama ne kaktüs duydu bu sözü ne ben. Biz birbirimize inandık, üçten ikiye koşulsuz sevgi aktı sadece. Gel zaman git zaman… Okumaya devam et “Theta Healing: 22- Evren Rehberdir Ruhu Uyanana…”