Nehrin Altındaki Nehir – Rio Abajo Rio-

Kurtlarla Koşan Kadınlar’ın(KKK) İlk Öyküsü

La Loba ya da Dört Haham üzerine bir akış…

Son bir yıldır, kadınlarla, nehrini arayan kadınlarla, deneyimlerden konuşuyoruz. Buraya ait olmadığını düşündüğümüz deneyimlerden. Sanki tavan arasında, minik bir çatlak oldu da ruhlarımız salınıyor artık özgürce yukarılarda. Ama başka tavan araları var mı? Bilemiyoruz. Dahası, ya o tavan arası… Minik bir çatırdı hep zihinlerde, bazen bir gülüş. Ne oluyor, ne değişiyor benliklerimizde…

Buraya yalnız geldim, bu yola oldukça yalnız ve kalabalık duygularla çıktım. Her adımda korkarak. Sıkılmış, bıkkın ve biraz ürkektim. Sonra yaz dedi bir ses. Sen yalnızsın. Ama başkaları yalnız olmak zorunda değil. Sonra, bu kararı verdim. Kendi sessiz çığlığımdan yola çıkarak, Tırtılın Düşü’ne başladım. Bunun hikayesini de en başta, burada anlattım. Ve aslında, şimdi yazacağım bu yazı, en çok ilk yazılarımdan biri ile ilgili. Önce onu okur musun? (Tık)

Clarissa buyurmuş ki;

Eski anatomistler, işitme sinirinin beynin derinlerinde üç ya da daha fazla yola ayrıldığından söz ederlerdi. Bu yüzden, kulağın üç farklı düzeyde işitecek bir yapıda olduğunu tahmin ediyorlardı. Bir yolun yeryüzündeki dünyevi konuşmaları işittiği söylenirdi. İkinci bir yol öğrenmeyi ve sanatı anlıyordu. Üçüncü yolu ise ruhun kendisi burada, yani yeryüzünde iken, yüce rehberliği işitebilsin ve bilgi alabilsin diye vardı. Okumaya devam et “Nehrin Altındaki Nehir – Rio Abajo Rio-“

Girişe Giriş: Kurtlarla Koşan Kadınlar

Photo credit: http://www.lilliwaters.com/Black-sunday

“ve

tüm sevdiklerime

ve hala kayıp olanlara.” *

diye başlıyor kitap.

İlk okuduğumda, böylesine etkileyici bir ithaf olamazmış diye düşünmüştüm. Hala kayıp olanlara…  Okumaya devam et “Girişe Giriş: Kurtlarla Koşan Kadınlar”

Giriş: Kurtlarla Koşan Kadınlar

 

Dr. Clarissa Pinkola Estes, Kurtlarla Koşan Kadınlar’ı yirmi yılı aşan bir sürede yazabilmiş. Kendisi bir şair, bir psikanalist ve bir öykü toplayıcısı. Kitap, vahşi kadın arketipine dair mit ve öykülerden oluşuyor. Benim elimdeki basımı 529 sayfa. Toplamda 16 öyküden oluşuyor. Ama öyküler, öylesine öyküler ki…

Ben bir yıldır onunla yaşıyorum. Bazı başucu kitaplarım gibi benimle şehir şehir geziyor Kurtlarla Koşan Kadınlar. Kadınlara bu kitaptan bahsediyorum. Bıkmaksızın okuyun, diyorum. Bazen hediye ediyorum.

Okumaya devam et “Giriş: Kurtlarla Koşan Kadınlar”