Ben İsterim

Ben isterim.
Verdiğinde çok daha fazlasını isterim hatta.
Tüm sistem bana en iyisine layıksın, enler hep sende olmalı, yoksa değersizsin diyor bir de. Hakkını da ara diyorlar her yerde. Her şey de benim hakkım belki. Pompalar da pompalar bu duygular egomu…
Öyle çok isterim ki… Sen de öyle çok verirsin ki…

Üstelik istemem yan cebime koy da, derim bazen. Göğsümü kabartıp gömleğimin cebini sana doğru açarken ellerimle “Ay, hiç gerek yok!” derim. Ama aldanma bana, o cebe o para girmezse siliveririm bir anda belki seni.
Bazen de niye verdin ki şimdi bunu, derim. Şaşırtırım da seni. Çok numarası var benim alt benliklerimin. Sık sık neye uğradığını şaşırırsın, kış ortasında soğuk duşlar alırsın.
Misal, bir gün bana harika bir yemek yaparsın sen. Daha yeni tanıyorumdur seni. Kimse bana bir yemek yapmamıştır o ana dek.
Bu korkuyla belki ötelerim yemeğini, zehirlidir bu derim, yersem kesin başıma bir iş gelecek derim, kızarım sana, canını bile yakarım. Korkarım daha önce hiç bilmediğim kıymetli bir şeyi bana koşulsuzca verenden. En iyi ihtimalle, değersiz sanırım belki emeğini. Kim hak etmiş ki koşulsuz verileni…
Önce, içten verdiğin yetmezmiş gibi, içini de anlatmak zorunda kalırsın bana. O yemeği ellerinle nasıl hazırladığını, kaç saatini aldığını, bir baharatı eksik koymamak için kaç kapı gezdiğini ama yine de layığıyla yapabilmekten mutlu olduğunu duyarım.
O zaman belki şükran duyarım o yemeğe, gönlünü alırım senin. Geçici süreliğine kıymetini de bilirim yani. İşin aslı, her şeyim geçicidir benim.
Sonra başka yemekleri anlatırım sana. Onların tadına bakmamışımdır henüz. Seninkiler koşulsuzca bana geledursun, gözümü başka masalara da dikerim. Kurnazca canını acıtırım yine, bunun tuzu eksik derim. Bunun da artık bir numarası kalmadı, yeni lezzetler aramalısın, şuraya bir baksana nasıl lezzetlidir kim bilir ama!, derim.
Derim de derim. Dedim ya, istedikçe alırım. Aldıkça isterim ben.
Bir ricam var bu nedenle senden. Bunların hepsi en temelde şunun için belki. Bilmiyorum ki hiç ben. Sınırları…
Sınırlarımı öğret bana.
Sınırlarını öğren benimle.
Verdiklerinin hep kıymetini bil.
Yoksa ikimiz de öleceğiz. Ben açgözlülükten… Sense kendinden vermekten…
(Instagram’da, bu linkte yayınladım. Tıkk Tıkk)

Bir Cevap Yazın