Pastanın Şanslı Dilimi

2018 yeni bir işe başladığım, çok gezdiğim, çok eğlendiğim, yeni birçok arkadaş edindiğim, çok güldüğüm, gözyaşı da hiç eksik olmayan ama dönüp baktığımda asla unutamayacağım dolu dolu bir yıl oldu. Ama yılın son gününde oturur da bunları düşünürüm derken, zihnim bambaşka bir anıya gitti. Hep yazmak istediğim, birkaç nedenden ötürü içten içe kendime kırıldığım, yine de detaylarını anımsamaktan mutluluk duyduğum. Düşünürken içim ısındı. Okumaya devam et “Pastanın Şanslı Dilimi”

Tuhaf Denklem

Fantastik adını verdiğim bu hayatı oldukça tuhaf bir denklemin içinde buluyorum bazen. Hemen “daha yüksek bir bakış açısını seç” uyarısını yapıyorum kendime. Bazense, kusura bakma canım, diyorum. Bugün biraz dümdüz bakacağım konuya, hatta dümdüz bakarken içimi hafifleten küfürler de edeceğim, buna da ihtiyacım var, diyorum. Okumaya devam et “Tuhaf Denklem”

Bir Denizin Kıyısında…

Bu gece Instagram‘da bir yaratım çalışmamız var, gökyüzünün bizi destekleyen etkisiyle 22:10’da. Beni en çok etkileyen, yüksek benliğimizin bize bu akşam yol göstericiliğinin belki her zamankinden daha net olabilecek olması. Öğrencilerim bilir, benim yüksek benliğimle diyaloglarımdan bazen bir kitap çıkar diyorum.

Astrolog arkadaşım Tolunay, bu etkinin 2020’ye dek bir daha oluşmayacağını söyledi. Bir önceki çalışmamızı yine Instagram’da duyurmuştuk ve onlarca mesaj almıştım yaratımın etkisiyle ilgili. Bu küçük duyurumun ardından, sabah yüksek benliğimle rüya ve vizyon sınırındaki sohbetimizi aktarmak istedim. Aslında, daha ben bu etkiyi bilmeden, bu yazıyı yazacağımı biliyordum da.   Okumaya devam et “Bir Denizin Kıyısında…”

Belirsizlik Denizinde Giderken

İlginç bir yıldan geçtin, belki daha da ilginç olacak yenisi.
Biz adını “fantastik” koyduk bu yılın. Fantastiğin üstüne ne tanımlanır, yaşayıp göreceğiz.

Dört duvar ve biraz da pencere evimde, yalnız bir gecede yazıyorum bu yazıyı. Odam loş, birkaç mum yaktım gecemi onurlandırmak için, arkadan usulca sevdiğim bir müzik çalıyor. Günün üçüncü kahvesini içtim başlarken. Birileri dört duvar pencere evlerinde yalnız okuyor şimdi yazımı. Birileri yeraltında, metroda kalabalığın arasında tek başına benimle konuşuyor okurken. Bir başkası korkuyla bir dişçi koltuğuna oturmadan hemen önce denk gelecek belki. Durup düşünüyorsun, durup düşüneceksin. Ben de düşünüyorum. Biraz önce elimden bıraktığım eski bir dostun cümlesini; Okumaya devam et “Belirsizlik Denizinde Giderken”