Rüyalar: Rüya Defteri- Biz Menüyü İnceleyelim

Hayatı, simgelerini ve kendisini tanımaya başlayan bir insan için, rüyalardan daha güzel bir rehber var mıdır acaba bu hayatta? Bu soruyu sorarak ilk yazımı bitirmiştim ve o yazıda bu konuda okuduğum kitaplardan bahsetmiştim. (Burada) Kitaplar arasında en çok katkıyı sağlayan incecik bir kitap oldu. Rüyaları Anlamak- Nerys Dee/İlhan Yayınları. Bu kitapta şöyle diyor: “Rüyalar hakkında okuyacağınız en iyi kitap kendi yazdığınız rüya günlüğü olacaktır. Hemen bugün başlayın.”

Yazar güneşi örneklemiş ve demiş ki, güneşin birçok anlamı olabilir. Güneş batı kültüründe hayat, enerji ve ümittir. Ancak sıcak iklimli bir yerde iseniz, güneş öldürücü olabilir. Buradan kendi adıma şu sonucu çıkarıyorum. İlk yazımdaki simgesel dili bilmek, bu konular hakkında okumak şüphesiz çok önemli. Ancak, kendi koşullarımızı ve rüya dilimizi de göz ardı etmemeliyiz. Örneğin, çocukluğumdan beri rüyamda ne zaman fare görsem, bir şeyim çalınır ya da kaybederim. Oysa, rüya analizlerinde fare birçok farklı şekilde sembolize edilir. Belli ki bilinçaltım ya da bilinçdışım beni bu konuda fare ile uyarmayı ya da yol göstermeyi daha uygun buluyor. Bu noktada, ben rüyalarımı yazdıkça, o rüyamdaki sembolle eşleşen ve tekrarlayan olaylar zaten bana has olan rüya dilini verecektir. Öte yandan, ortak bir bilinci paylaştığımız için, bana özel olan bu dil, aslında genellikle pek de kişiye özel olmayan kolektif bilinçten beslenecektir. Özetle, arketipler semboller her halükarda çok önemli olacaktır.

Bu bilgiler ışığında, kendiniz için yapabileceğiniz en güzel şeylerden birinin bir rüya defteri tutmak olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Bu öyle bir defter olmalı ki, gece uyurken başucunuzda durmalı ve sabah uyandığınızda gözünüzü açar açmaz yazabilmelisiniz. Çünkü, bir rüyayı en net hatırladığımız zaman gözümüzü açtığımız ilk dakikalar oluyor, sonrasında rüya -bazı rehber rüyalar hariç- hızlıca silinebiliyor. Hele ki, geç kaldım hissi ile çalar saat tarafından uyandırıldıysanız.

Birkaç yıldır, rüya defteri tutuyorum. Rüyalarımı düzenli olarak birlikte yorumladığım birkaç arkadaşım var, ki bence gerçekten çok şanslıyım. Eğer yazamayacağım kadar acelem varsa, bir ses kaydı ile rüyamı hızlıca kaydediyorum. Ne kadar yol gösterici oldukları beni hala çok ama çok şaşırtıyor. İşte theta healingi anlatmadan önce uzun uzun bu konuya yer vermemin asıl nedeni de bu.

Diyelim ki bir rüya defteri tutmaya karar verdiniz, dilerseniz uzun uzun yazabilirsiniz elbette. Defter sizin özeliniz. Ama tarihini atmayı sakın unutmayın. Benim gibi astrolojiye ilgi duyuyorsanız gezegen hareketlerini de not alabilirsiniz. Böylece, özellikle dolunay zamanı rüyalarınızın boyut değiştirdiğine tanık olabilirsiniz.

Rüyanızın size yaşattığı his de önemli, bazen rüyamız gayet olumlu yorumlanabilir ama çok mutsuz ya da yorgun uyanmışızdır. Şüphesiz bu durum da rüyanın kendisi kadar bilgi verir. Bir diğer önemli konu, rüyanızda baskın olan bir renk, mekan var mı ya da size gösterilen sayılar? Rüyanızın daha önce gördüğünüz birkaç rüya ile bağlantısı var mı?

Rüya, kurallardan bağımsız bir yapıdadır. Dolayısı ile, rüyanızda Antik Mısır dönemine gidemeyeceğinizi nereden bilebilirsiniz? 🙂

Rüyanız üzerinde bir dedektif gibi iz sürün. Tabii ki, rüyanız sadece bir bilinç temizliği değilse. Bilinç temizliği sayılacak rüyaları hemen ayırt edersiniz. Aslında gün içinde zihniniz betada ise ve siz uyumadan önce sakinleşmiyorsanız, büyük ihtimalle rüyanız bilinç temizliği olacaktır. Bunu dalgalı bir denizde kumların denizi bulanıklaştırması ve sonra dalgaların çekilerek denizin yeniden berrak olması gibi düşünebilirsiniz.

Böyle bir rüyaya örnek olarak her zaman aynı rüyamı anlatırım. Benim için hatırlaması bile hala çok komiktir.

İstanbul’a ilk geldiğim sene, karlı bir sabah metrobüs ile karşıya geçip işyerime gidiyordum. Bir gün ben ayakta yolculuk ederken, iki kişinin konuşmasına şahit oldum. Kızlardan biri annesine çok kızgın olduğunu çünkü yüzlerce tl verdiği montunu makinede yıkadığını ve montun giyilemeyecek halde olduğunu söylüyordu. O anda, ağzımı açıp şunu demek istedim. Montun tüylerinin bir köşede toplanmaması için makinenin içine üç dört adet tenis topu atmalıydılar. Ben de bunu İzmir’de çalıştığım dönemde Adidas’ın vermiş olduğu bir eğitimde tesadüfen öğrenmiştim. Ama tam söyleyeceğim anda, konuşmalarına kulak misafiri olmamın bile hoş olmadığını düşünüp susmuştum. O gecenin sabahında eşim bana bir ses kaydı dinletip kahkaha atıyordu. Çünkü rüyamda “Makineye topları atmalıydınız.” diye sayıklıyordum. “Ne topu atmalılardı aşkım?” “Tenis topu, bir sürü tenis topu” Tabii eşim konuyu bilmediğinden rüyanda nasıl güzel saçmaladın diye bana anlatırken, ben sadece gündüz söyleyemediklerimi söyleme çabamı görüyordum. 🙂 İşte böyle rüyaları yazmasanız da olur. Ya da yazın sonra anlatması komik oluyor 🙂

Rüya defteri yazısına sonuç olarak, defterinizin sayfaları anlamlı rüyalarla dolu olsun istiyorsanız, uyumadan önce size iyi gelecek bir hafifleme yöntemi seçebilirsiniz, dua gibi, meditasyon gibi…

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere… (Burada )

Not: Kollektif yazmak istiyorum ama TDK kolektif diyor. Ama yine de kollektif yazmak istiyorum 🙁

 

 

 

 

 

“Rüyalar: Rüya Defteri- Biz Menüyü İnceleyelim” için 17 yorum

  1. İki gün önce sana rüyayla ilgili bir şey sorduktan sonra rüya defteri tutmaya başladım ve son iki yazını bugün farkediyorum! Harikasın Yelizcim yazılarınla hep ışık ol aydınlat.

    1. Okunduğunu bilmek o kadar güzel ki 🙂 Ayrıca rüyalar bizim konumuz değil mi? Senin izin verdiğin rüyanı da not almıştım, theta içinde anlatacağım :)))
      Çok teşekkür ederim canım, sevgiler…

  2. Şuan blogunuzu bulduğuma o kadar mutlu oldum ki..Rüyalar ilgimi çekiyordu ama bu kadar bilgim yoktu.Tek tek yazıların hepsini okumaya gidiyorum :’)

    1. Ahh, çok sevindim. Devamı da gelecek. Haberdar olmak isterseniz mail adresinizi sağ taraftaki kutucuğa kayıt edebilirsiniz 🙂

  3. Yeliz gerçekten şoktayım 🙈 Yazını simdi okuyabildim ve bu sabah bir ruya gördüm ben bu rüyayı neden gördüm diye düşünüp duruken bu güzel yazınla cevabımi almış oldum 👍😊 Hatırlarma yolumda ışık olduğun için çok teşekkür ederim🙇‍♀️ Gerçekten aramızda çok saf bir enerji oldu. Ne guzel de oldu ✌cok şükür 🙇‍♀️ Bu arada rüya defteri tutmak cok hoşuma gitti ✔

    1. Eveet kesinlikle tutmalısın Seda’cım, sonra okuduğumuzda görüntü öyle net oluyor ki, insan minnetle karışık bir huzur duyuyor ve sonra idrak süresi kısalıyor 🙂
      Bu arada ne demek 🙂 Hem yine şaşırdım hem çok sevindim.
      Çok şükür ❤️

  4. Merhaba uzun zamandır sizi instagramdan takip ediyorum aile dizimi theata ve rüyalar konularına ilgiliyim Uyurgezerligim ve yıllardır gördüğüm kalıp rüyalarım var bunların sırlarını merak ediyorum. Bu konularda bana cok güzel bir rehber oluyorsunuz çok teşekkürler. Lütfen yazın daha çok yazın
    Rüya defteri harika bir fikir özellikle o kalıp rüyalarımi o rüyalar da ki hislerimi hatirlamayi cok istiyordum ama unutuyordum yazmaya başlıyorum çok teşekkürler

    1. Sizin yorumunuzdan sonra 800 kelimeyi geçmeme kararı aldığım bloğumda tam 1500 kelimelik yazı yazdım 🙂 Sonra azalta azalta 1272’de bıraktım. Yeter ki isteyin, hiç dayanamam yazarım 🙂
      Uyurgezerlik konusunu ben biraz araştırayım elimdeki kitaplar ve Theta kaynaklarından, belki işe yarar bir bilgi bulurum.
      Minicik bir ışık yakabiliyorsam ne mutlu bana ❤️
      Çok teşekkür ederim yorumunuz için 🙂
      Sevgiler…

  5. Merhaba Yeliz ablacım🙋 yazın harika olmuş. Her yazında yeni bir konuya merak salıyorum. Ayrıca aklıma takılan bir şey var. Rüyalarımızın anlamını nasıl ve nereden öğrenebiliriz?

    1. Çok teşekkür ederim Kübra <3 🙂
      Aslında rüyalarla ilgili tüm yazı dizisini okursan, biraz cevabını alabilirsin gibi geldi.
      Özetle, rüya defteri tut. Rüyalarını ayrıştır (yazımda bahsettiğim türlerden hangisine girdiğine bak) ve sonrasında simgeler varsa, onları simgesel olarak öğrenmek için internette aramalar yap.
      Bazısı sana özel olacak, bazısı ise genelgeçer olacak.
      Yazdıkça, not aldıkça ve sonra hayatını gözlemledikçe sana mı özel yoksa genel bir anlamı mı var çözersin.:)
      Tatlı rüyalar 🙂

      1. Çok teşekkür ederim 😊 rüya defteri tutmaya başladım ve fark ettim ki hepsi gün içinde düşündüğüm şeyler. Tabi yeni yazındaki yoruma verdiğin cevapla ne yapmam gerektiğini de anladım. Tekrar teşekkürler

  6. yorum olarak yazsam mı yazmasam mı emin olamamakla birlikte yazını okuduğum ilk günden beri aklımda rüyam, her an aklıma geliyor, o zaman dedim belki de paylaşmalıyım bu rüyayı. senin kadar ilgili değilim rüyalara hatta rüyaların bir mesaj içerdiğine bile inanmazdım,yine senin instagram hesabında görüp sonra okumaya karar verdiğim ruhların yolculuğu kitabına kadar. o kitabı okuyunca ruhlarımızın bizi yönlendirdiğine hazırladığına inanmaya başladım, yaşayacaklarımıza. çok küçükken 7-8 yaşlarındayken rüyamda abimi bir uçurumun kenarında görmüştüm, hiç konuşmadan atlamıştı o uçurumdan; anneme anlattığımda, sadece rüya umursama demişti. yıllarca bu rüya dönem dönem aklıma geldi. bundan 10 sene önce abimi bir iş kazası sonucu kaybettik, yüksekten düşerek hayatını kaybetti ve yoğun bakımda olduğu gece çocukken gördüğüm rüyayı tekrar gördüm ama bu sefer devamı vardı: abim uçurumdan atlıyor, ancak kucağıma bir melek olarak geliyordu. iyileşmesini umut ettiğimiz için bu rüyayı herhangi bir şekilde yorumlamamıştım, aslında kitabı ve senin yazılarını okuyasaya kadar herahangi bir yorum yapma gereği duymamıştım. abimin vefatından 6 sene sonra bir oğlum oldu ve doğumdan bir gece önce rüyamda yine abimi gördüm, bu sefer beyazlar içinde huzurluydu, elvan benim burada keyfim yerinde artık beni düşünme oğlunu düşün dedi. o günden sonra bir daha hiç abimi rüyamda görmedim, huzurlu olduğunu söylemesinin rahatlığı mı yoksa başka birşey mi emin olamadım. senin bu yazı dizini okuduktan sonra tekrar o rüyaları düşünmeye başladım, gerçekten benim için bir mesaj mıydı yoksa tesadüf mü? bunca yıldır kimseye anlatmadığım rüyayı şimdi anlatma isteğim de bonusu… iyi ki seninle yolum kesişmiş yeliz, yüzyüze tanışmadık ama sanki yıllardır seni tanıyorum… sadece iyi ki diyorum…

    1. Elvan,
      Ah gerçekten, hem de çok çok yürekten… O kadar teşekkür ediyorum ki sana…
      Bu denli değerli bir rüyayı, bilgiyi benimle paylaşman. Nasıl kıymetli, nasıl değerli.
      İlk mail kutumda gördüğümde, sokakta yürüyordum. Okudum, yeniden okudum, yeniden okudum. Gözlerim dolu dolu, tüylerim diken diken. Toparlanıp cevap dahi yazamadım kaç gün, düşündükçe gözlerim dolu dolu oluyordu.
      Her şeyden önce… Ruhu huzur bulsun abinin… Şüphesiz ki bulmuş. Nasıl kocaman bir bağmış aranızdaki. Daha sen küçücükken bile sana ilahi kaderinin bilgisi verilmiş.
      Ve defalarca yeniden gösterilmiş. Nasıl derindi ki o bağ, hazırlanmışsın bu dönüşüme yıllarca.
      Üstelik nasıl açık bir insansın ki, bunu görebiliyorsun, hatırlıyorsun. Anlam bulacağı ana dek, saçmalık diyerek unutmuyorsun, akılda tutuyorsun.
      İyi ki o kitabı paylaşmışım. O kitap ki, gerçek bir çığır benim de hayatımda.
      İnandığımı söylemeye her tereddüt ettiğimde aklıma gelen, bana cesur ol dedirten.
      Sana bu rüyanın anlamını vermiş. Gerçekten çok ama çok mutluyum, vesile olduğu anlama.
      Allah oğluna upuzun ve sağlıklı bir hayat versin. Ruhlarımızın birbirini tanıdığına inanıyorum. Dilerim bir gün bir kahve içer ve bu konular hakkında uzun sohbetler ederiz.
      Ben yıllar önce düşürdüğüm kartpostalı yeniden yazıp veririm sana elden. 🙂
      Paylaştığın için, bu denli değerli gördüğün ve güvendiğin için tüm yüreğimle teşekkür ederim yeniden.
      Sevgiler…
      Yeliz

  7. Yeliz merhaba uzun zamandır blog yazıları okuyamadım ama takipteydim malum taşınma olayları 😉Ben rüya defterini yaklaşık 2 yıldır tutuyorum 😊 Ama yorumlama kısmına gelince kimseyle paylaşmıyordum burada konuyu görünce sana sorayım dedim sürekli olmasada 1 yıl boyunca aynı arkadaşımı belirli aralıklarla ve aynı renkte kıyafetlerle (bordo) rüyamda görüyorum birbirimize kırılmıştık belki bununla ilgilidir dedim ve aradım sonuç😑 Ama arada Görüyorum aklıma geldi sana sormak istedim☺️

    1. Merhaba Nurhayat,
      Tabii ki yeni bir dönem, alışkanlıklar zamanla oturacak 🙂 Çok sevindim burada olmana.
      Arkadaşının isminin TDK’dan anlamına bakar mısın? Hem isminde bir anlam vardır, hem de onu görmende.
      Kendisi yanıt vermese de, sen bir adım atmışsın. Bana göre kendi alanında bir boşluk açmışsın. Şimdi o alan güzelliklerle yeni dostluklarla dolabilir. İyi ki aramışsın!
      Bordo, kırmızının koyu tonu. Kırmızı ise, dünyayı, dünyevi zevkleri, en basit anlamıyla madde ile iletişimimizi, köklenebilmemizi simgeliyor.
      Arkadaşın senin için böyle bir ayna, sınav, karmaydı belki de.
      Belli aralıklarla görmen ise, bir hatırlatıcı bence. O dönemde, hayatında ne oluyor? Bir sınav mı yaşıyorsun benzer temalarda? Buna dikkat edebilirsin.
      Biraz geç oldu cevabım, azıcık uzaktaydım bloğumdan ama çok sevindim yorumuna.
      sevgiler kocaman…

Bir Cevap Yazın