Çünkü Hikayeyi En Başından Dinlemelisin…

Hayır korkma, dünyanın bir toz bulutu olduğu andan başlamayacağım. 🙂 Kendi tozumdan dumanımdan daha çok…

Uzun zaman oldu ama harika bir şekilde yeniden klavyeyi elime almış bulunuyorum. Bu hafta Theta Healing Dna eğitiminin ikinci seviyesi olan advanced’i aldım. Öyle çok soru geliyor ki, hep daha iyi bir an için ertelediğim bu konuyu oturup yazmaya karar verdim.

İlk eğitimi aldığım 4 ay öncesinden beri, bu maceranın nasıl başladığını birçok kişiye anlattım. Üzgünüm (!) thetanın ne olduğundan önce size de anlatacağım. Bence bu yeni bir eğitime heves edip almaktan çok daha ötesini anlatıyor çünkü. İşaretleri takip etmek gibi, teslim olmak ve inanmak gibi.

Şu anda reikinin master olmanın öncesindeki seviyesi olan 3a seviyesindeyim aynı zamanda. Size önceki yazılarımda uzun uzun reikiyi anlatmıştım. (Burada) Ve hala reiki gibi sıcak ve kolay bir şifayı herkese tavsiye ederim. Hatta 3b olup eğitmenliğini yapmak da isteğimdir.

Benim theta hikayem aslında reiki ile çok bağlantılı. Reiki 3a, derin bir arınma ve kendini var olan her şey ile bütünleştirme çalışması içeriyor. Yani, artık bir şifa çalışması değil. Kendini yeniden yaratma çalışması 3a. Egodan, korkulardan, güvensizlikten arınma… Kısaca, senin bilmediğin, unuttuğun ne kadar çer çöp varsa hadi artık ben sana hizmet etmiyorum, azat et beni, gideyim ki sen de en yüksek potansiyeline dönüş diye önüne düşüyor. Onlar önüne düşüyor ve temizleniyor ki, sen önce kendini dönüştürerek başkalarının dönüşüm ve şifasına yol gösterici olabilesin. Nefis değil mi?

Eğitmenim olan arkadaşım Sevcan Ömür, bana 3a eğitiminden sonra, “Şimdi hayatında bir şeyler değişebilir. Ruhsal deneyimlerin boyut değiştirebilir. Önüne bazı konular gelebilir. Çözüp ilerlersin.” dedi. İnisinasyon anımda, ikimiz de bazı görüntüler görmüştük. Daha önceki inisinasyonlarımda sadece renkler görürken 3a’da Mevlana gibi, Hz. İsa gibi bizden önce bu dünyada yaşamış ve iyilikle yol almış bazı üstatlar ve kelebek gibi (hatırlar mısınız o yazımı? Bu bloğu yazmamın bir işaretiydi ve Tırtılın Düşü‘yle benim simgem oldu, evet:)) o anda ne olduğunu anlamadığım birkaç çizime benzer görüntü bir tv programı izlercesine gözümün önünden geçmişti. Ben de bu yeni zaferle, nasıl büyük bir hevesle yaşasın ben de bunu istiyordum, dedim anlatamam.

Hikayenin bundan sonrası biraz karışık ve uzun. Açıkçası, konuları farklı yerden bekliyordum. İzmir’den İstanbul’a döndüm, döndüğümün sabahı çok zor durumdayım diyen tanımadığım bir insandan mesaj aldım ve bir yazımı okuduğunu, o yazı dışında internette sorunu ile ilgili tek bir yazı daha olmadığını ve bana danışmak zorunda olduğunu söylerek beni aradı. 2016’nın nisanı, sabahın sekiziydi. O telefon, kadının çaresizliği ve korkusu geldi benim korkusuzca ilerleyen hayatımın ortasında durdu. Bizde karşılığı olmayan hiçbir olay/durum/sorun karşımıza çıkmaz. İnsanlar bize sadece aynadır, biliyordum. Kadına yardımcı oldum. Telefonu kapattım. İçimde domino taşları gibi düşen bir şeyler hissediyordum. Sürekli, hayır. Buna takılma, buna sakın takılma, hayır bu seninle ilgili değil, diyordum. Ama ne zaman gözlerimi kapatıp 3a’nın haftalarca sürecek olan çalışmalarına odaklansam kalbimin atışı değişiyor ve kadını hatırlıyordum.

Kadının korkusu, benim çocuk aklımla yarattığım korkulardan biriydi. Unuttuğum, halının altına attığım, aman korkardık çocukken hepimiz diyerek geçiştirdiğim. Karanlıktan korkmak gibi, evde yalnız kalamamak gibi bir sorun hayatımda yıllarca yokken, farklı kişilerde, farklı deneyimlerde tekrar tekrar hayatıma konuk oldu o telefondan sonra. Özellikle sonrasında yaşadığım bir deneyim, belki bir gün uzun uzun anlatırım ama henüz değil, beni olağan gücüyle zorladı. Ve ben bütün yaz, “Neden?” diye sorup durdum.

Reiki 3a’da bir metot öğretilir, bir soru sorarsınız ve yanıtı size rüyanızda gelir. Her zaman rüyalarım çok derin olduğu ve yön gösterdiği için ben de bu soruyu rahatlıkla sordum, “Neden?” dedim. “Bu kadar geride kalan ve aslında kurtulduğum bir sorunla şimdi ilgilenmek zorundayım. Bu sorun saçma ve ben onu çözmüştüm.” İlk birkaç denememde, ne anlatılmaya çalışıldığını hiç anlamadım. Bıkmadan tekrar tekrar sordum. Anlayacağım gibi, lütfen daha açık anlatılsın diye dua edip uyudum. Ve o gece, bir rüya gördüm. Uyandığımda, eşime o kadar saçma ve o kadar anlamsızdı ki… dedim. Anlatsana dedi. Anlatırken, rüyayı anladım ve bu denli net bir cevaba inanamayıp ağladım.

O rüya, unutmamak için bir önceki bloğumda bir öyküymüşçesine yazdığım bu rüyaydı… Siz, dilerseniz onu okuyun. (Burada) Ben de o esnada, size rüyalar hakkında okuduğum kitaplardan, rüyanın ne olduğunu, kaç çeşit rüya olduğunu ve nasıl yorumlanması gerektiğini anlatan bir yazı hazırlayayım.

Tamam mıyız?

Güncelleme: Ben ödevimi yaptım. Buyrun sonraki yazıya Tıkk Tıkk

“Çünkü Hikayeyi En Başından Dinlemelisin…” için 8 yorum

  1. Merhaba Yeliz Hanım. Theta ve Reiki yi sizin sayenizde keşfettim. Bende egitimini almak istiyorum. Eğitim aldığınız kurum hakkında bilgi verebilir misiniz. Teşekkürler sevgiler.

    1. Merhaba Selma hanım,

      Reiki’yi İzmir’de Stüdyo Bir’i kuran arkadaşım Sevcan Ömür’den aldım.
      Theta Healing’i ise Şule Günel’den aldım.
      Her ikisi de İzmir’de ikamet ediyor ancak zaman zaman diğer şehirlerde de eğitimler ve çalışmalar gerçekteştiriyorlar.
      Dilerseniz sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz 🙂
      Sevgiler yürekten…
      Yeliz

Bir Cevap Yazın